CMK Madde 311 – Hükümlü Lehine Yargılamanın Yenilenmesi Nedenleri

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311. maddesi, kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmünün hükümlü lehine yeniden ele alınmasını sağlayan olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesi nedenlerini düzenler. Aşağıda maddenin tam metni, amacı ve kapsamı, hukuki şerhi, emsal Yargıtay kararları ve madde gerekçesi yer almaktadır.

Madde 311 –

(1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür:

a) Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa.
b) Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa.
c) Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise.
d) Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılmış ise.
e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa.
f) Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya ceza hükmü aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi. Bu hâlde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir.

(2) Birinci fıkranın (f) bendi hükümleri, 4.2.2003 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararları ile, 4.2.2003 tarihinden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurular üzerine verilecek kararlar hakkında uygulanır.

Kanun Maddesinin Amacı ve Kapsamı

Kesinleşmiş bir mahkeme kararının, sonradan ortaya çıkan ve kararın yanlış olduğunu gösteren ağır hatalar veya yeni deliller nedeniyle, hükümlü lehine yeniden ele alınmasını sağlayan olağanüstü kanun yoludur.

Hukuki Şerh ve Uygulama Rehberi

Yeni Olay ve Deliller: Yargılama aşamasında mahkemenin bilgisi dahilinde olmayan ve tek başına veya diğer delillerle birlikte sanığın beraatini veya daha hafif bir ceza almasını gerektirecek nitelikteki yeni deliller yenileme sebebidir.

AİHM İhlal Kararı: Ceza hükmünün, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ihlali suretiyle verildiğinin AİHM kararıyla tespit edilmesi halinde, kararın kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde yargılamanın yenilenmesi istenebilir.

Kritik Emsal İçtihatlar

AİHM İhlal Kararı Üzerine Yenileme: Hükümlü hakkında kesinleşen mahkumiyet hükmünün, AİHS’nin adil yargılanma hakkını düzenleyen 6. maddesinin ihlali suretiyle verildiğinin AİHM kararıyla tespit edilmesi halinde, CMK 311/1-f bendi uyarınca yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü zorunludur. (Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2015/6442 K.2016/373)

Hakim ve Savcıların Kusuru İddiası: Hükme katılan hakimlerin görevlerini yapmada kusur ettikleri iddiasıyla yargılamanın yenilenmesi talep edilebilmesi için (CMK 311/1-c), bu hakimler hakkında söz konusu davayla bağlantılı olarak başlatılmış bir ceza kovuşturması veya mahkumiyet bulunması şarttır; soyut iddialar yenileme sebebi yapılamaz. (Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2016/2658 K.2016/4291)

Madde Gerekçesi

Yargılamanın yenilenmesi, kesinleşmiş hükümlere karşı kabul edilmiş olağanüstü bir kanun yoludur. Böylece hükümlerdeki maddî soruna ilişkin fiilî hataların giderilebilmesine olanak sağlanmıştır. Tasarı, hükümlülerin lehine olan yargılamanın yenilenmesi nedenlerini geniş, aleyhine olan nedenleri ise 1412 sayılı Kanundan daha da dar olarak düzenlemiştir.

Benzer soru cevaplar

Av. Armağan Dinlenç

Avukat Armağan Dinlenç, 1972 yılında İstanbul’da doğmuştur. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1995 yılında mezun olduktan sonra, 1997 yılından bu yana serbest avukatlık yapmaktadır.

Meslek hayatı boyunca trafik kazası ve sigorta tazminatı davaları başta olmak üzere; boşanma, tanıma-tenfiz ve gemi adamlarının tazminat ve alacak davalarında uzmanlaşmıştır. Trafik kazaları ve boşanma davaları üzerine bilirkişilik dahil birçok eğitim ve sertifikaya sahip olan Dinlenç, Dinlenç & İspirli Hukuk Bürosu‘nda yönetici avukat olarak çalışmalarını sürdürmektedir.