Trafik Kazası Mağduru Rehberi


TRAFİK KAZASI MAĞDURU REHBERİ

  1. Trafik kazası tazminatı nedir? Trafik Sigorta Tazminatı Nedir?
  2. Trafik kazasında (iş kazasında, gemi adamı kazasında) yaralandım, maluliyetim oldu. Kazadan dolayı haklarım var mı?
  3. Trafik kazasında (iş kazasında, gemi adamı kazasında) yakınımı kaybettim, vefat etti. Kazadan dolayı haklarım var mı?
  4. Trafik kazasında (iş kazasında, gemi adamı kazasında) yaralandım, maluliyetim oldu ya da bir yakınımı kaza nedeni ile kaybettim. Bu konuda yasal haklarımı kendim mi takip etmeliyim yoksa profesyonel bir desteğe ihtiyacım olur mu?
  5. Trafik kazası mağduru olmam nedeni ile yasal haklarım için nereden ve nasıl profesyonel bir yardım alabilirim?
  6. Trafik kazası nedeni ile tazminat haklarımı almak için kaza anından itibaren, kendilerine avukat diyen ya da hasar danışmanı diyen birçok kişiden telefon geldi. Beni arayanlar kimlerdir?
  7. Trafik kazası nedeni ile tazminat haklarımı almak için kaza anından itibaren, “sigorta şirketinden“ arıyoruz, tazminatınız var şeklinde telefonlar geldi. Beni arayan, gerçekten sigorta şirketi midir?
  8. Tanımadığım birisi aradı ve avukat olduğunu trafik kazası tazminatı olarak 400.000-TL tazminat alabileceğimi söyledi. Arayanın avukat olduğunu nereden bilebilirim?
  9. Trafik kazası tazminatımın alınması için avukattan başkasına vekalet vermem doğru olur mu?
  10. Trafik kazası tazminatımızı trafik sigortasından istesek öder mi?
  11. Kazadan sonra savcılığın görevlendirdiği resmi “Uzlaştırmacı“ olduğunu ve bir şeyleri imzalamamız gerektiğini söyleyen biri aradı. Bu kimdir; ne yapmam gerekir?
  12. Adalet Bakanlığı’nın görevlendirdiği “arabulucu“ olduğunu söyleyen biri aradı. Bu kimdir; ne yapmalıyım?
  13. Trafik kazası neticesinde uzlaşmacı aradı ve uzlaştık. Ancak şimdi pişmanım ve tazminat almak istiyorum. Alabilir miyim?
  14. Trafik kazası tazminatımı “arabuluculuk“ süreci sonucunda aldım. İlave tazminat alabilir miyim?
  15. Trafik kazası nedeni ile trafik sigortasını yapan şirketten bir miktar ödeme aldım. Başka ödeme alabilir miyim?
  16. Trafik kazası tazminatımı sigortadan ibra vererek aldım. İlave tazminat alabilir miyim?
  17. Trafik kazası tazminatımı bir tazminat davası sonunda bu karar ile aldım. İlave tazminat alabilir miyim?
  18. Trafik kazası nedeni ile savcılıktaki şikayetimden vazgeçtim / şikayetçi olmadım. Trafik kazası tazminatımı almama engel midir?
  19. Ben trafik kazası mağduruyum. Ancak kazaya sebep olan kişinin yargılanmasını, ceza almasını istemiyorum (arkadaşınız olabilir, akrabanız olabilir). Şikayetçi olmasam olur mu?
  20. Alkollü olarak trafik kazası yaptıysam tazminat alabilir miyim?
  21. Trafik kazasında her yaralanma tazminat sebebi midir?
  22. Ölümlü trafik kazası tazminatı ve yaralanma tazminatı nasıl hesaplanır?
  23. Ölümlü kaza destekten yoksun kalma tazminatı ve yalanma maluliyet tazminatı hesaplanırken indirim yapılmasını gerektiren durumlar var mıdır?
  24. Tek taraflı kaza nedir? Tek taraflı kazada tazminat alınabilir mi?
  25. Trafik Kazası Tazminatı Almak Ne Kadar Sürer ve Mağdur Olmamak İçin Ne Yapmalıyız
  26. Trafik kazası tazminatımı almam ne kadar sürer?
  27. Bana çarpan aracın trafik sigortası yok. Trafik kazası tazminatımı nereden alabilirim?
  28. Bana çarpan araç kaçtı ve plakasını alamadım. Trafik kazası tazminatımı nereden alabilirim?
  29. Bana çarpan araç, çalınmış bir araçmış. Aracın trafik sigortasından trafik kaza tazminatı alabilir miyim?
  30. Bana çarpan aracın trafik sigortası iflas etmiş. Trafik kaza tazminatımı nereden alabilirim?
  31. Araç değer kaybı nedir? Kaza sonrasında aracım için değer kaybı talep edebilir miyim?
  32. Aracınız var ve hasar gördüyse ne yapabilirsiniz?
  33. Kaza nedeni ile tazminat davası açmadan önce toplamam gereken belgeler var mıdır?
  34. Yaralanma ve ölüm olmayan maddi hasarlı trafik kazasında olay anında ne yapılmalı?
  35. Trafik kazası mağduru olarak benim ya da trafik kazası avukatımın izlemesi gereken yolar nelerdir?
  36. İyi bir tazminat avukatını, kaza avukatını nasıl bulabilirim? Ülkemizde avukatlar arasında böyle bir bölüm ayırımı var mıdır?
  37. Trafik kazasında yaralandım. Trafik kazası tazminatımın alınması için başvuracağım her avukattan aynı neticeyi mi alırım?
  38. Kaza tazminatımın alınması için bir kaza / tazminat avukatına vekalet verirsem haklarım güvende olur mu?
  39. Tazminat haklarımı takip edecek olan avukat, benden “ahzu kabz“ yetkisini vekalette vermemi istedi. Ahzu kabz yetkisi nedir? Bu yetkiyi verirsem sorun yaşar mıyım? Avukat, bu yetkiyi neden ister ve hakkı var mıdır?
  40. Trafik kazası tazminatı avukatı ararken hangi şehirde olduğunun bir önemi var mıdır?
  41. Avukatım Sigorta Tahkim Komisyonu yerine mahkemeye başvurmak istiyor. Neden?

En başında şunu belirtelim ki Türkiye`nin neresinde kaza geçirdiyseniz geçirin, sigorta firmaları İstanbul`da olduğu için ve Tahkim de İstanbul`da olduğu için ilgili müracaatları ve davaları İstanbul`da açmanız mümkün ve faydalıdır. Kazanın üzerinden çok yıl geçti ya da ben bir miktar para almıştım ibraname vermiştim ya da ben arkadaşımın aracındaydım ona zarar vermek istemem diyerek ümitsiz olmayın ve konuyu uzman herhangi bir avukata danışın. Bu engellerin aşılması mümkün olabilir.

Trafik kazasında mağdurlarının, çoğu zaman farkında olmadıkları bazı tazminat hakları bulunmaktadır. Bu tazminat hakları, her araç sahibinin mecburi trafik sigortası yaptırarak ödedikleri primlerden oluşan bir havuzdan, trafik kazası tazminatı şeklinde karşılanmaktadır. Ancak tazminat alınması için talep etmek ve bazı prosedürleri yerine getirmek gerekmektedir. İşte bu talep ve tazminatı alma sürecinde vatandaş, kazada yeteri kadar mağdur olmamış gibi bir de prosedürler ve sigorta şirketleri, hatta bazen işinde kendilerine danışman, müşavir vs. diyen yetkisiz kişilerce ve bazen de yeterli bilgi ve tecrübeye sahip olmayan avukatlar tarafından mağdur edilmektedir. Vatandaşın, milyonlarca lira sermayeleri ve çalışan profesyonelleri olan sigorta şirketleri karşısında şansı çok olmamaktadır. Mahkemeler, bunun gerçek olduğunu gösteren kararlarla doludur.

Trafik kazasında yaralanan veya yakını vefat eden bir mağdurun aklına hukuki hakları – trafik sigortası ve tazminat hakları bakımından gelebilecek bütün soruları, endişeleri, 1997’den bu yana trafik kazası tazminat davalarında edindiğimiz bilgi ve tecrübe ile bu yazımızda cevaplamaya çalıştık. Bazı soruların cevapları uzun ve diğerlerinden konu olarak farklı olduğu için ayrıca başka yazılarımızda da ele alınmış ve o yazılara da link verilmiştir. Burada yer alan soruların çoğu, iş kazası mağdurları ve gemi adamlarının kazaları için de geçerlidir.

More

Boşanma Davaları Hakkında


BOŞANMA DAVALARI HAKKINDA

Çekişmeli Boşanma

Boşanma davaları genel olarak iki kategoriye ayrılır ki bunlar da çekişmeli ve anlaşmalı boşanma davalarıdır.

Çekişmeli Boşanma Davası Nedir?

Çekişmeli boşanma, tarafların boşanmak ya da tazminat, nafaka, mal paylaşımı, çocuğun velayeti gibi konulardan birinde ya da birden fazla hususta anlaşamadıkları davadır.

Örneğin eşlerden biri boşanmak istiyor diğeri istemiyordur. Eşlerden ikisi de boşanmak istiyor ancak biri diğerinin istediği tazminatı vermek istemiyor ya da çocuğun velayetini eşine bırakmak istemiyordur.

Çekişmeli Boşanma Davası Ne kadar Sürer?

Çekişmeli boşanma davası yaklaşık 2 – 3 yıl sürer. Buna yaklaşık 2 yıllık istinaf ve 2 yıllık da Yargıtay süresi eklenir. Yani 7 yıl da sürebilir daha fazla da.

Anlaşmalı Boşanma Davasından Bazı Farkları?

Çekişmeli boşanma davasının maliyeti, özellikle avukat ücreti bakımından daha maliyetli olacaktır.

Çekişmeli boşanma davası uzun zaman aldığı gibi, sonucu garantili bir dava da değildir. Boşanmak istemiyorken boşanabilir ya da boşanmak istiyorken boşanamayabilirsiniz. Boşanmak isteğiniz gerçekleşse bile çocuğun velayeti ya da maddi konular istediğiniz gibi karara bağlanmayabilir.

Çekişmeli Boşanma Davasında Başarı

Çekişmeli boşanmada adı üzerinde iki tarafın çekişmesi, mücadelesi söz konusu olacaktır. Burada tarafların boşanma öncesi hazırlık yapmış olması ve boşanma davasında kullanılacak bir taktik oluşturulması davanın neticeleri bakımından çok önem arz etmektedir.

Bir avukatınızın olması ve boşanma davalarında tecrübeli olması başarı için çok önemlidir.

Çekişmeli Boşanma Davası Avukat Tutmak Gerekir mi?

Çekişmeli boşanma davasında avukat tutma mecburiyeti yoktur. Ancak başarılı olunabilmesi için, tazminat alınabilmesi, miktarının yüksek olması ya da tazminata mahkûm olmamak için ve davanın isteğe göre uzun sürmesi ya da kısa sürmesi için büyük önem arz etmektedir.

Aşağıda da açıklandığı üzere davada yanlışların yapılması, süresinde delil, tanık ve cevap bildirilmemesi gibi hususlar da davanın kaybedilmesine ve yerine göre yüksek tazminatlar ödenmesine sebep olabilir.

Çekişmeli Boşanma Davası Nasıl Görülür?

Çekişmeli boşanma davasında dilekçeler karşılıklı verilir ve deliller sunulur. Genelde delil olarak şahit sunulur. Yeni usul kanunumuza göre artık dilekçelerin verilme süreleri ve şekilleri, delillerin, şahitlerin bildirilmesi, itiraz süreleri vb. hususlar büyük önem arz etmektedir. Bunları usulünce ve süresinde yapmamanız halinde haklı olsanız da davayı kaybedebilir ve yüksek tazminatlar ödemek zorunda kalabilirsiniz.

Anlaşmalı Boşanma Davası

Anlaşmalı boşanma davasında çekişmeli boşanmanın aksine taralar boşanma ve boşanmanın sonuçları yani çocuk varsa velayeti, nafaka, tazminat, mallar konusunda anlaşmışlardır. Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalıdır ve taraflar mahkemede hazır bulunmalıdır.

Tarafların hazır bulunamaması ya da evliliğin bir yıldan az sürmüş olması halinde bu hususlar bazı yöntemlerle halledilebilir ve boşanma davası yine anlaşmalı gibi kısa sürede sonuçlanabilir.

Anlaşmalı boşanma davası diğerine göre daha basit olmakla birlikte, anlaşma metninde yapılacak hataların ve gerek dava sonunda gerekse davadan sonra görülebilecek zararların önlenebilmesi için ve davanın kısa sürmesi için avukat tutulması önem arz etmektedir.

Boşanma davaları hakkında muhtelif yazılar ve Yargıtay kararları sitemizde bulunmaktadır.

Avukat Armağan DİNLENÇ

Trafik Kazası Mağdurları ve Uzlaşma Tehlikesi


TRAFİK KAZASI MAĞDURLARI VE UZLAŞMA TEHLİKESİ

Kaza mağdurlarının dikkat etmesi gereken yeni bir tehlike olarak görünmekte uzlaşma müessesesi.

Trafik kazasında mağdur oldunuz. Sizi Adalet bakanlığı’na bağlı bir Uzlaştırmacı arayacaktır. Savcılığın görevlendirdiğini söyleyecektir ki doğrudur. Uzlaşmaya gittiğinizde size diyelim ki bir miktar para teklif etti şoför ya da araç sahibi. Belki de hiç para teklif etmedi affet kazaydı oldu dedi. Siz de o anda bu kişilerin ceza mahkemesinde yargılanmaması için uzlaşıyorum dediniz ve imza attınız. Orada imza atanlar ve muhataplar arasında size çarpan aracın trafik sigorta şirketi yok ya sizin aklınıza bile gelmez ki aslında siz o sigorta şirketinden olan haklarınızdan da vazgeçmiş oldunuz. Diyelim ki uzlaşma sırasında haklarınızın belki de yaralanmanızın vasfının ne olduğunun farkında değilsiniz. 5 ay sonra yürümekte zorlandığınızı fark etseniz ve biri de size trafik sigortasından tazminat alabilirsiniz dese işte uzlaşmada trafik sigortası ile uzlaşmış olmadığınız sadece şoför ya da araç sahibi ile uzlaşmış olduğunuz halde bütün maddi – manevi tazminat haklarınız sona ermiş olacaktır. Hem de hiçbir ödeme almamış olmanıza rağmen. Sadece şoföre acıdığınız için. Hapse girmesin dediğiniz için. Oysa uzlaşmak yerine şikâyetten vazgeçmeniz de şoförü ceza yargılamasından kurtaracaktır ki trafik kazası nedeni ile hapse girilmesi de pek söz konusu olmamaktadır.

Uzlaşma halinde, mağdurun tazminat talebinden eğer açılmış bir tazminat davası varsa bu davasından feragat etmiş olacağına dair bir hüküm bulunmakta. Detayına girmeyeceğim.

Her ne kadar bu sakıncalı maddenin uygulanmasının, içtihatlarla mağdur lehine olacağını düşünsek de tedbiren, mağdurun uzlaşma teklifini kabul etmemesini TAVSİYE ediyoruz.

Tek Taraflı Trafik Kazalarında Trafik Sigortasından Tazminat Alınabilir Mi?


TEK TARAFLI TRAFİK KAZALARINDA TRAFİK SİGORTASINDAN TAZMİNAT ALINABİLİR Mİ?

Tek taraflı kazada ölüm halinde tazminat alınamayacağına dair genel şartlardaki değişiklik tarihi 01.06.2015 olup bu genel şartların geçerli olduğunu kabul eden yasa ise 26.04.2016’dır. Bu yasa ile bu yasanın bazı maddelerini iptal eden Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli, 2019 / 40 E. 2020 / 40 K. sayılı kararı ile de bu durum değişmemiştir. Çünkü AYM, kanuna 1026 değişikliği ile girmiş olan 92 / g maddesini iptal ETMEMİŞTİR. Maalesef avukatlar arasındaki tartışmalarda bile avukatların birçoğunun, bu iptal kararından sonra artık tek taraflı kazalarda tazminat alınabileceğini ifade ettiklerini görüyoruz. Oysaki yasa açıkça kusurlu olan tek taraflı kaza yapıp da ölen kişinin yakınlarının tazminatını alamayacağını ifade etmektedir.

2016 yasa değişikliği öncesi durum nedir. Eskiden olsa Yargıtay’ın 2015 tarihli genel şartları dikkate almadığını ve tazminata hükmettiğini biliyorduk. Ancak sanırız artık hangi tarihte olursa olsun, tek taraflı kazada şoförün yakınlarına tazminat ödenmemesi gerektiğine dair karar alacaktır. Doğru olan da budur. Kendi kendisine kaza yapan birinin trafik sigortasından tazminat alması için uydurulan bazı teorilerin acizliği ve hatta komikliği ortadadır. Hukuk da maalesef bir süre buna alet olmuştur. Sigorta şirketleri, haksız yere tazminat ödemek zorunda kalmış ve mağdur olmuştur. Tek taraflı kazada kaza yapanın yakınlarının, şoförün ölümünden dolayı tazminat alabilmelerinin yolu hayat sigortası yaptırmaktır. Trafik sigortasının amacı ve mantığı, araç sahibinin, üçüncü kişilere verdiği zararların tazminidir. Tek taraflı kaza yapan şoförün tam kusurlu olmasına rağmen yakınlarını 3. Kişi saymak ve sigortasına tazminat ödettirmek hukukla da hakkaniyetle de bağdaşmaz. Yargıtay da bu nedenle artık tek taraflı kazalarda tazminata hükmetmeyecektir diye düşünüyoruz ve bunun bazı ip uçlarını da görüyoruz.

İlgili kanun maddesinin AYM iptal kararından sonraki hali şöyledir:

Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar:

Madde 92 – Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.

  1. İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,
  2. İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,
  3. İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler,
  4. Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,
  5. Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar,
  6. Manevi tazminata ilişkin talepler.
  7. (Ek: 14/4/2016-6704/4 md.) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri,
  8. (Ek: 14/4/2016-6704/4 md.) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri,
  9. (Ek: 14/4/2016-6704/4 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 17/7/2020 tarihli ve E.:2019/40; K.:2020/40 sayılı Kararı ile)

Kazanın hangi tarihte olduğu ya da poliçenin yapıldığı tarihle ilgili olarak tazminat alıp alamama durumu değişmekte olup henüz netlik kazanmış değildir. Ancak 01.06.2015’ten önce olan tek taraflı ölümlü kazalarda tazminat alınabilir. Bu nedenle de tecrübe ve uzmanlık bu durumlarda daha da önemlidir.

Boşanma Davası İle İlgili Sık Sorulan Sorular ve Cevapları


BOŞANMA DAVASI İLE İLGİLİ SIK SORULAN SORULAR VE CEVAPLARI

Avukatlara boşanma davası ile ilgili sık sorulduğunu tecrübe ettiğimiz sorulara örnekler vereceğiz.

1 – Acil boşanmam lazım mümkün mü?

Kısa sürede boşanmanın tek yolu anlaşarak boşanmaktır. Anlaşmalı boşanma denen ve “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” maddesine dayanan bir boşanma davasıdır. Hemen boşanmak istiyorum, en kısa sürede bitsin istiyorum diyen eşin, diğer eşle bazı konularda anlaşmış olması gerekir. Ayrıca 1 yıldan fazla evli olmak ve duruşmada tarafların bulunması da diğer şartlardır. Bunu aşmanın yolu da vardır.

Anlaşmalı boşanabilmek için mutabık kalınması gereken hususlar şunlardır:

  • Boşanmak.
  • Küçük çocuk varsa (18’den küçük) velayetinin kimde kalacağı.
  • Velayeti almayan ebeveynin çocukla ilişkisinin düzenlenmesi. Örneğin ne zaman göreceği. Biz medeni insanlarız istediğimiz zaman zaten görürüz ya da ben istediğim zaman çocuğumu göreceğim şeklinde bir madde konulamaz. Anlaşma maddelerinin infazı mümkün olmalı, karışıklık yaratmamalı, net ve uygulanabilir olmalı. İstediğim zaman demek bir belirsizliktir, gerektiğinde mahkeme ve icra dairelerince infazı da mümkün değildir. Bu nedenle net bir düzenleme yapılmış olunması gerekir.
  • Maddi – manevi tazminat, çocuk varsa iştirak nafakası, yoksulluk nafakası, eşyaların kimde kalacağı, mallarla ilgili talepler ve dava hakkı. Bu konu ile ilgili en çok rastlananı tarafların birbirinden tazminat ve mal istemedikleri, mal rejiminin tasfiyesi taleplerinin bulunmadığı, yoksulluk nafakası istenmediği, küçük çocuk için …..-TL iştirak nafakası istendiği, velayetin anneye bırakıldığı ve baba ile şahsi münasebetinin mahkemeye bırakıldığı şeklinde bir anlaşmadır.
  • Yargılama giderlerini kimin ödeyeceği. Örneğin “taraflar yargılama gideri talep etmemektedir.”denildiği zaman, dava giderlerini davayı açan ödemiş olacaktır ve diğerinden isteyemeyecektir. Zaten bu giderler de önemli bir meblağ değildir.

2 – Çekişmeli boşanma davası ne kadar sürer?

Her olaya göre değişir. Ancak çekişmeli boşanma davasının genel olarak 2 yıl gibi bir süree bitebileceğini ancak itiraz edilirse bu sürenin 5 yılı da bulabileceği ve geçebileceği söylenebilir.

  • Siz dava açtığınızda eşiniz hiçbir cevap vermezse ve davayla ilgilenmezse 2 ya da 3 celsede (celse aralığına göre zaman değişir. İstanbul’da celse arası 2 – 3 aydır ve buna göre en az 5 ay en fazla 9 aylık bir süre söz konusu olabilecektir) bitebilir. Tabi tüm işlemlerin bilinçli ve pratik bir şekilde bir avukat tarafından takibi gerekecektir. Aksi halde 2 yılda da bitmeyebilir.
  • Siz dava açtınız eşiniz de duruşmadan önce davayı kabul ettiğine dair bir dilekçe verdiyse ama duruşmaya gelmediyse 1 ya da 2 celsede dava sonuçlanabilir.
  • Eşiniz boşanmamak için ya da tazminat velayet vs. konularda direniyor ve davayı takip ediyor ama bir avukatı yoksa kanaatimce dava 1 yıldan önce bitmeyecektir. Muhtemelen 1 – 1.5 yıl arasında bitebilir. Boşanamayabilirsiniz de.
  • Eşiniz iyi bir avukat vasıtasıyla davasını takip ediyor ve en azından davanın uzamasını istiyorsa dava 3 yıldan önce sonuçlanmayacaktır. Süre çok daha uzun da olabilir. Boşanmanız mümkün olmayabilir de.

3 – Eşim beni aldattı, ispatı da var tek celsede (ya da 1 haftada) boşanılıyormuş?

Tek celsede boşanmak, anlaşmalı boşanma ya da her iki tarafın boşanmak ve diğer hususlarda anlaştığı (anlaşmalı boşanmanın diğer şartları olmasa bile) davalarda mümkündür. Bunun dışında mümkün değildir. Anlaşmalı boşanma şartları yoksa fakat taraflar boşanmak ve sonuçlarında anlaşmışlarsa da 1 haftada boşanmak genelde mümkün değildir.

Özet bilgi olarak şunu söyleyelim. İki taraf da anlaşmamışsa ortada bir çekişme var demektir ve en azından taraflar birbirlerinin dilekçelerine cevap verecekler, tanık ve delil listeleri sunulacak, bazı birimlere yazılar yazılacak, tanıklar getirtilecek ve dinlenecek vb. işlemler var demektir. Bunların hepsinin tek celsede yapılması mümkün değildir. Her celsenin arasının ortalama 2 – 3 ay olduğunu düşünürsek tek celsede ya da 1 haftada boşanmanın mümkün olmadığı anlaşılacaktır. Yani aldatma da olsa başka bir sebep de ola ve delilleri de kesin olsa bile bu mümkün değildir.

4 – Kocamı aldattım ve o bunu ispat edip çocuğun velayetini alacağını söylüyor?

Aldatma, velayetin babaya verilmesi için bir sebep değildir. Çocuk genellikle anneye verilir. Özellikle de yaşı küçükse. Sürekli değişik erkeklerle birlikte olma hali gibi “haysiyetsiz bir hayat” süren veya uyuşturucu alışkanlığı olan veya benzeri durumlarda olan anneye velayet verilmeyecektir.

5 – Boşanma davası için avukat tutmam şart mı?

Avukat tutma mecburiyeti yoktur. Sadece menfaatlerinizin en iyi şekilde temini için boşanma konusunda deneyimli ve bilgili ve sizin işinizi özenle takip edeceğine inandığınız bir “boşanma avukatı” tutarsanız sizin için iyi olacaktır. Avukata ödeyeceğiniz ücretin çok daha fazlasını kazanmanız mümkündür. Bu kazanma bazen kaybetmeme şeklinde de olabilir. Anlaşmalı boşanmada bile yapılacak bazı hatalar boşanma davasının reddine ya da ertelenmesine sebep olabilmektedir. Tabi hak mahrumiyetlerine de sebep olabilmektedir. Ancak vatandaşlar ne kaybettiklerini anlamadıkları için ya da ne kazanabilecek olduklarının farkında olmadığı için avukatsız olarak bu işi halledip karda olduklarını zannedebilmektedirler.

Yüzde yüz haklıyım avukata ihtiyacım yok, zaten edebiyatım da kuvvetli her şeyi yazarım gibi bir mantıkla boşanma amacınıza ulaşamayabileceğiniz gibi boşansanız bile yüksek miktarlarda tazminat ve nafaka ödemeniz gerekebilir. Derinlere inmeden özet olarak şunu söyleyebiliriz ki dava boşanma davasını kazanmanın / maksimum avantajla kazanmanın, haklı olmakla ya da iyi yazı yazmakla ya da iyi konuşmakla pek de bir ilgisi bulunmamaktadır.

6 – Davayı kazanırsam nasıl olsa bütün masrafları karşı taraf ödeyecek? Avukatımın ücretini kaybeden ödeyecek?

Davayı kazandığınızda yargılamada yapılan masrafları (dava harcı, bilirkişi ücreti, yazışma giderleri, keşif giderleri gibi) kaybeden taraf ödeyecektir. Karşı tarafın avukatı sizin avukatınıza da cüzi bir miktar avukatlı ücreti ödeyecektir. Ancak sizin kendi avukatınıza ödemeniz gereken avukatlık ücretini ödemeyecektir. Bu ücret her zaman sizin sorumluluğunuzdadır ve boşanma davasında esas yüklü tutar da bu kısmıdır.

7 – Messenger, cep telefonu mesajları vs. elimde. Bunları kullanabilir miyim?

Bu tür verilerin delil olarak kullanılıp kullanılamayacağı her zaman net bir durum değildir. Ancak bu tür delile iyi bir avukatın elinde sizin için çok faydalı hale gelebilecektir.

8 – Eşimin bütün telefon kayıtlarını çıkartırım ve ondan boşanır yüksek bir tazminat alırım?

Telefon kayıtlarının görüşme içerikleri boşanma davasında kullanılamamakta hatta temin edilememektedir. Bu yasal değildir ve hiçbir mercii de bu içeriği mahkemeye vermez. Ancak eşinizin telefonla ne zaman kiminle ne sürede görüşme yaptığı şeklindeki dökümü mahkeme temin edebilir ki bu da bazen işinize yarayabilmektedir. Bir avukatınız varsa bu delilden çok fayda sağlayabilir.

9 – Benim gelirim yok, malım mülküm de yok mahkeme fazla bir tazminat vermez karıma?

Mahkeme hiçbir geliriniz olmasa bile aleyhinize örnek olarak 30 – 40 bin TL tazminata hükmedebilir. Nafaka bağlayacaksa 300 – 400 TL civarı çocuk başına nafaka da bağlayabilir. Tabi bunların tahsil edilmesi başka bir şeydir. Yani malınız yoksa tazminatı sizden alamayacaktır ancak sürekli bir haciz tehdidi ile karşı karşıya olacaksınız. Nafakanın ödenmemesi halinde hapis cezası yaptırımı da vardır. Tazminat için böyle bir yaptırım yoktur.

10 – Burası küçük yer. Buradan avukat tutarsam avukatım karşı tarafa geçebilir?

Bu tür soru ve yakınmalara muhatap olabildiğimiz için burada bazı açıklamalarda bulunmaya gerek duyduk. Küçük yerlerde insanları birbirlerini tanıdıkları ve avukatınızın karşı tarafı da tanıyor olma ihtimalinin yüksek olabileceği bir gerçektir. Ancak karşı tarafı tanıyor olması ya da karşı tarafın ona kolay ulaşabilecek olması, avukatınızın saf değiştireceği anlamına gelmez. Böyle bir hususu değerlendirirken şu fikirleri gözetmek gerektiği kanaatindeyim:

Avukatlık mesleği gerek disiplin yaptırımı gerekse cezai ve hukuki (tazminat) yaptırımı olan, yerleşmiş ve çok eski bir meslektir.

Avukatınızın taraf değiştirdiğinin öğrenilmesi de ispatı da genelde güç olabilir. Bazen yok yere şüphelenebileceğiniz gibi bazen de farkında olmayabilirsiniz.

Olay meslekten ziyade insanın kendisini, şahsiyeti ilgilendirmektedir. Her meslekte yanlış yapan insan olabilir. Önemli ola avukatınızın bu karakterde biri olmadığından emin olabilmenizdir. Kural olarak bir avukat böyle bir şeye tevessül etmeyecektir. Kanaatime bu tür iddiaların büyük bir çoğunluğu doğru değildir.

Netice olarak böyle bir ihtimal yüksek olmamakla birlikte hiç kimse ve hiçbir kurum size bunun garantisini elbette veremez ve hiçbir iş hiçbir meslek için garanti veremez. Yukarıdaki bilgiler ışığında, başka bir şehirden tutacağınız avukatın ücret ve masrafının daha fazla olabileceğini de gözeterek kararınızı verebilirsiniz. Kararınızın doğru olup olmadığını kesin bilmeniz bence mümkün olmayacaktır.

11 – Boşanma davasını nerede açabilirim?

Boşanma davası taraflardan birinin Türkiye’deki ikameti aile mahkemesinde açılır. Taraflar yetki itirazında bulunmayacaklarsa Türkiye’de istediğiniz yer aile mahkemesinde (aile mahkemesi olmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesinde) boşanma davasını açabilirsiniz. Bu kural tanıma tenfiz davaları için de geçerlidir.

12 – Yurtdışında boşandım geçerli mi?

Yurtdışında aldığınız boşanma kararı Türkiye’de tanıma tenfiz davası açmanız halinde geçerli hale gelebilecektir. Bu konu ile ilgili diğer yazılarımıza bakabilirsiniz.

Yurt Dışında Boşanma Tanıma

Yurt Dışında Boşandınız Ama Türkiye’de Hala Evlisiniz

13 – Boşanma kararını temyiz ettim. Yargıtay’da duruşma yapılıyor mu?

Kural olarak Yargıtay’da duruşma yapılmaz. Ancak bazı davalarda ve durumlarda isteğe bağlı olarak yapılabilir. Boşanma davalarında da temyiz dilekçenizde duruşma talebinde bulunursanız Yargıtay’da bir duruşma yapılır.

14 – Boşanma davası açıldıktan sonra eşimi aldatsam?

Evlilik birliği süresince eşlerin birbirlerine sadakat yükümlülüğü devam eder (TMK. md. 185/son). Bir eşin sadakatsiz tutum ve davranışlarda bulunması diğerine de bu hakkı vermez (H.G.K. 26.11.2008 gün 2008/2-698 Esas 2008/711 Karar). Toplanan delillerden sadakatsiz tutum içinde bulunan kocaya karşı boşanma davası açan kadının da, dava sırasında bir başka erkekle ilişkide bulunduğu, bu suretle sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında davacı kadın da davalı eşi kadar evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında kusurludur.

Trafik Kazalarında Zaman Aşımı


TRAFİK KAZALARINDA ZAMAN AŞIMI
TRAFİK KAZASI TAZMİNAT DAVALARINDA ZAMAN AŞIMI TABLOSU

HANGİ CEZA YASASI SUÇ CEZA ZAMAN MADDESİ ZAMAN AŞIMI
765 SAYILI ESKİ TCK YARALAMA MAD. 455 / 1 5 SENE MAD. 102 / 4 5 SENE
5237 SAYILI YENİ TCK YARALAMA MAD. 85 / 1 6 SENE MAD. 66 / e 8 SENE
765 SAYILI ESKİ TCK ÖLÜM MAD. 455 / 2 10 SENE MAD. 102 / 3 10 SENE
5237 SAYILI YENİ TCK ÖLÜM MAD. 85 / 2 15 SENE MAD. 66 / d 15 SENE
765 SAYILI ESKİ TCK ÖLÜ + YARALI MAD. 455 / 2 10 SENE MAD. 102 / 3 10 SENE
5237 SAYILI YENİ TCK ÖLÜ + YARALI MAD. 85 / 2 15 SENE MAD. 66 / d 15 SENE

DİKKAT

Tek taraflı kazada taksirle yaralama ya da adam öldürme suçu yoktur ve bu nedenle de ceza zaman aşımı uygulanmaz. 2 yıllık süre geçerlidir.

TRAFİK KAZALARINDA ZAMANAŞIMI VE UZAMIŞ ZAMANAŞIMI

Karayolları Trafik Kanunu madde 109 / I’de zamanaşımı 2 yıl olarak belirlenmiştir. Ancak kazaya sebep olan fiil bir suç oluşturuyorsa fıkra II gereği uzamış zamanaşımı denen zamanaşımı uygulanır. Bir tazminat davasında zamanaşımının ne olacağını belirleyen maddeler, trafik kazaları için 765 sayılı eski Türk Ceza Kanunu’na göre madde 455’te düzenlenmiştir. Bu madde, kaza sonucu ölüm ve yaralama durumunda verilecek cezayı belirleyen maddedir. 5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanunu’nda ise bu madde 85. Maddedir. Suça verilecek cezanın üst sınırı bu maddelerde belirlendikten sonra ceza davalarında dava zamanaşımını düzenleyen maddelere gidip, bu üst sınırlara hangi ceza zamanaşımlarının uygulandığını tespit etmek gerekir. Zamanaşımını düzenleyen madde 765 sayılı eski Türk Ceza Kanunu madde 102’de 5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanunu’nda ise madde 66’da düzenlenmiştir.

Bir trafik kazasında tazminat davası açarken hangi tarihteki olaya hangi zamanaşımını uygulayacağız sorusunun cevabı bizce şöyledir:

5252 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “yürürlük” başlıklı 13/b maddesine göre yeni ceza kanununun yürürlük tarihi 01.06.2005’tir. Kanaatimizce 01.06.2005’ten sonra meydana gelen kazalarda yeni TCK uygulanır. Belki biraz zorlama da olsa denebilir ki 01.06.2005 tarihindeyken henüz zamanaşımı dolmamış olan bir olayın zamanaşımı da yeni yasaya göre olan zamanaşımı olarak kabul edilebilir. Örneğin 2003 yılında olan yaralamalı bir trafik kazasında zamanaşımı 5 seneyken, 01.06.2005’te henüz bu zamanaşımı dolmamış olduğu için zamanaşımı 8 senedir denilebilir. Böylece 2003 + 5 sene yerine 2003 + 8 sene yani 2011’de zamanaşımı dolmuş olacaktır. Ancak bu bizim sadece bir mantık yürütmemizdir. Böyle bir savunmanın yapılıp yapılmadığını ve Yargıtay’ca kabul görüp görmediğini bilmiyoruz.

Aslında bu yazımızın güncellendiği 2021 itibari ile bu eski yasa gereği 5 yıllık zaman aşımının da 10 yıllık zaman aşımının da uygulanma imkanı tarih itibariyle kalmamıştır. Çünkü yeni ceza kanunu 01.06.2005’ten önce olmuş olan kazalar için zaman aşımı 5 yıl da kabul edilse 8 yıl da kabul edilse ölümlü kazalarda 10 yıl da kabul edilse 15 yıl da kabul edilse 2021 itibari ile zaman aşımı süreleri dolmuştur.

İLGİLİ MEVZUAT HÜKÜMLERİ AŞAĞIDADIR

5237 SAYILI TÜRK CEZA KANUNU

Dava zaman aşımı

Madde 66 –

(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;

  1. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
  2. Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi beş yıl,
  3. Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl,
  4. Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda on beş yıl,
  5. Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,

Geçmesiyle düşer.

(2) Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş olup da on beş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; on beş yaşını doldurmuş olup da on sekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.

(3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.

(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır.

(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8 mad.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar.

(6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar.

(7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz.

Taksirle öldürme
Madde 85 –

(1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

765 SAYILI ESKİ TCK

Madde 455 –

Tedbirsizlik veya dikkatsizlik veya meslek ve sanatta acemilik veya nizamat, ve evamir ve talimata riayetsizlik ile bir kimsenin ölümüne sebebiyet veren şahıs iki seneden beş seneye kadar hapse ve 250 liradan 2.500 liraya kadar ağır para cezasına mahkum olur.

Eğer fiil birkaç kişinin ölümünü mucip olmuş veya bir kişinin ölümü ile beraber bir veya birkaç kişinin de mecruhiyetine sebebiyet vermiş ve bu yaralanma 456 ncı maddenin 2 nci fıkrasında beyan olunan derecede bulunmuş ise dört seneden on seneye kadar hapis ve 1.000 liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası ile mahkum olur.

(Ek fıkra: 16/07/1964 – 501/1 md.) Yukardaki fıkralarda beyan olunan cezalar, kusurun derecesine göre sekizde birine kadar indirilebilir.

Madde 102 –

Kanunda başka türlü yazılmış olan ahvalin maadasında hukuku amme davası:

  1. Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis ve müebbed ağır hapis cezalarını müstelzim cürümlerde yirmi sene
  2. Yirmi seneden aşağı olmamak üzere muvakkat ağır hapis cezasını müstelzim cürümlerde on beş sene,
  3. Beş seneden ziyade ve yirmi seneden az ağır hapis veya beş seneden ziyade hapis yahud hidematı ammeden müebbeden mahrumiyet cezalarından birini müstelzim cürümlerde on sene,
  4. Beş seneden ziyade olmamak üzere ağır hapis veya hapis yahud sürgün veya hidematı ammeden muvakkaten mahrumiyet cezalarını ve ağır para cezasını müstelzim cürümlerde beş sene,
  5. Bir aydan ziyade hafif hapis veya otuz liradan ziyade hafif para cezasını müstelzim fiillerde iki sene,
  6. Bundan evvelki bendlerde beyan olunan mikdardan aşağı cezaları müstelzim kabahatlerde altı ay geçmesiyle ortadan kalkar.

Bu kanunun ikinci kitabının birinci babında yazılı ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis veya müebbed yahud muvakkat ağır hapis cezalarını müstelzim cürümlerin yurd dışında işlenmesi halinde dava müruru zamanı yoktur.

29189 SAYILI KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU

BEŞİNCİ BÖLÜM

Ortak Hükümler

Zamanaşımı:

Madde 109 –

Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.

Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.

Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır.

Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.

Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır.

5252 TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN

Yürürlük

Madde 13 –

1) Bu Kanunun,

  1. ‘İnfazın ertelenmesi veya durdurulması’başlıklı 10 uncu maddesi hükmü yayımı tarihinde,
  2. Diğer hükümleri 1 Haziran 2005 tarihinde,

Yürürlüğe girer.

Bu yazı Avukat Armağan DİNLENÇ tarafından hazırlanmıştır. İzinsiz yayınlanamaz, kopyalanamaz

Yurt Dışında Boşanma Tanıma


YUR DIŞINDA BOŞANMA TANIMA

Yurtdışında Boşanma Tanıma Tenfiz Davası

29.04.2006’ da yapılan Nüfus Hizmetleri Kanunu madde 27 / A değişikliği sayesinde artık boşanmış eşlerin birlikte nüfus memurluğuna ya da konsolosluğa müracaatları ile yabancı boşanma kararları, bir tanıma tenfiz davasına gerek kalmaksızın nüfusa işlenebilecektir. Ancak tarafların birlikte müracaatının mümkün olmadığı hallerde tanıma tenfiz davaları, yabancı boşanma kararlarının nüfusa işlenmesi için işlevini görmeye devam edeceği için 25/3/2020 tarihli ve 7226 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle bu fıkraya “ birlikte ” ibaresinden sonra gelmek üzere “ veya taraflardan birinin ölmüş ya da yabancı olması halinde Türk vatandaşı olan diğer taraf veya vekilinin tek başına ” ibaresi eklenmiştir. Böylece boşandığınız eş yabancı ise veya ölmüş ise birlikte başvuruya da gerek kalmamıştır. Özellikle bu son değişiklik bizce devrim niteliğinde olup vatandaşlarımız için çok büyük kolaylıktır. Geriye dava ile tanınması gereken tek boşanma çeşidi eşiniz de Türk vatandaşı ise ve birlikte müracaata yanaşmıyorsa söz konusu olacaktır.

Aşağıdaki yazımızı bu güncellemeyi göz önünde bulundurmanız gerekmektedir.

2020 öncesi durum :

Yurtdışında yabancı mahkemede boşanma sonucu alınan yabancı mahkeme boşanma kararının Türkiye` de geçerli olabilmesi ve nüfus kaydından evliliğinizin düşebilmesi için Türkiye` de herhangi bir yer mahkemesinde açacağınız dava tanıma tenfiz davasıdır.

Tanıma davasının hızla sonuçlanabilmesi için eski eşinizin, mümkünse sizin önereceğiniz bir avukata vekalet çıkarttırmasını temin etmeniz gerekmektedir. Siz de o avukatın tavsiye edeceği bir avukata vekalet çıkarttığınızda, iki avukat sizin tanıma – tenfiz işleminizi mahkemesine ve avukatın imkanlarına göre 7 gün ile 2 ay arasında bir zamanda gerçekleştirebilecektir. Eski eşinizi bulup da vekalet alamazsanız, buna ikna edemezseniz bu dava yılar sürebilecektir.

Yurt Dışında Boşandım Boşanacağım


YUR DIŞINDA BOŞANDIM BOŞANACAĞIM

29.04.2006’ da yapılan Nüfus Hizmetleri Kanunu madde 27 / A değişikliği sayesinde artık boşanmış eşlerin birlikte nüfus memurluğuna ya da konsolosluğa müracaatları ile yabancı boşanma kararları, bir tanıma tenfiz davasına gerek kalmaksızın nüfusa işlenebilecektir. Ancak tarafların birlikte müracaatının mümkün olmadığı hallerde tanıma tenfiz davaları, yabancı boşanma kararlarının nüfusa işlenmesi için işlevini görmeye devam edeceği için 25/3/2020 tarihli ve 7226 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle bu fıkraya “ birlikte ” ibaresinden sonra gelmek üzere “ veya taraflardan birinin ölmüş ya da yabancı olması halinde Türk vatandaşı olan diğer taraf veya vekilinin tek başına ” ibaresi eklenmiştir. Böylece boşandığınız eş yabancı ise veya ölmüş ise birlikte başvuruya da gerek kalmamıştır. Özellikle bu son değişiklik bizce devrim niteliğinde olup vatandaşlarımız için çok büyük kolaylıktır. Geriye dava ile tanınması gereken tek boşanma çeşidi eşiniz de Türk vatandaşı ise ve birlikte müracaata yanaşmıyorsa söz konusu olacaktır.

Aşağıdaki yazımızı bu güncellemeyi göz önünde bulundurmanız gerekmektedir.

2020 öncesi durum :

Bir Türk vatandaşıysanız ya da Türkiye nüfusunda kayıtlıysanız yabancı ülke mahkemesinin boşanma kararı ile yurt dışında boşandığınız zaman bilmelisiniz ki bu boşanma kararı, Türkiye` deki nüfus kaydınızda görünmez. Yani hala evli görünürsünüz.

Yurtdışında yabancı mahkemeden almış olduğunuz boşanma kararını Türk mahkemelerinde tanıma tenfiz davası ile geçerli hale getirmeniz gerekir.

Tanıma tenfiz davasını Türkiye` de istediğiniz her yerdeki mahkemede açabilirsiniz.

Yurt Dışında Boşandınız Ama Türkiye’de Hala Evlisiniz


YURT DIŞINDA BOŞANDINIZ AMA TÜRKİYE`DE HALA EVLİSİNİZ

TANIMA TENİZ DAVALARI

YURT DIŞINDA BOŞANDINIZ AMA TÜRKİYE` DE HALA EVLİSİNİZ

29.04.2006’ da yapılan Nüfus Hizmetleri Kanunu madde 27 / A değişikliği sayesinde artık boşanmış eşlerin birlikte nüfus memurluğuna ya da konsolosluğa müracaatları ile yabancı boşanma kararları, bir tanıma tenfiz davasına gerek kalmaksızın nüfusa işlenebilecektir. Ancak tarafların birlikte müracaatının mümkün olmadığı hallerde tanıma tenfiz davaları, yabancı boşanma kararlarının nüfusa işlenmesi için işlevini görmeye devam edeceği için 25/3/2020 tarihli ve 7226 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle bu fıkraya “ birlikte ” ibaresinden sonra gelmek üzere “ veya taraflardan birinin ölmüş ya da yabancı olması halinde Türk vatandaşı olan diğer taraf veya vekilinin tek başına ” ibaresi eklenmiştir. Böylece boşandığınız eş yabancı ise veya ölmüş ise birlikte başvuruya da gerek kalmamıştır. Özellikle bu son değişiklik bizce devrim niteliğinde olup vatandaşlarımız için çok büyük kolaylıktır. Geriye dava ile tanınması gereken tek boşanma çeşidi eşiniz de Türk vatandaşı ise ve birlikte müracaata yanaşmıyorsa söz konusu olacaktır.

Aşağıdaki yazımızı bu güncellemeyi göz önünde bulundurmanız gerekmektedir.

2020 öncesi durum :

Yabancı bir ülkede verilen boşanma kararı, Türkiye` de tanıma – tenfiz davası açılıp kabul edilmeden, geçerli olmaz. Türkiye`de nüfusa boşanma işlemi geçmez ve hala evli sayılırsınız. Vatandaşımız bunun genellikle farkında olmayıp; ancak yeni bir evlilik aşamasında nüfusta zaten evli olduğunu görünce farkedebilmektedir.

Yabancı mahkemece verilmiş boşanma kararının Türk nüfus kaydına işlenebilmesi için Türkiye` de tanıma – tenfiz davası açılması gerekmektedir. Burada en büyük problem, genelde ayrılmış olduğunuz eşinize tebligat yapmaktadır. Çünkü yıllar önce boşanmış olduğu ve muhtemelen de yabancı olan eşini bulmak, bulduğunda da yeni dava için vekalet almak zor olabilmektedir. Yabancı ülkeye tebligat yapmak çok uzun zaman alabilmektedir. Bu durum bazen 1 yıldan fazla sürebilmektedir.

Tanıma – tenfizin gerçekleşebilmesi ve en hızlı şekilde gerçekleşebilmesi için eski eşinizden bir avukata vekalet çıkarttırmak gerekmektedir.

Aşağıda teknik bilgi verilmiş olmakla birlikte özetle söylemek gerekirse, boşanma kararını veren yabancı makam, bir mahkeme olmalıdır. Bazı ülkelerde belediyeler vb. birimler boşanma kararı verebilmektedirler. Bu kararlar tanınamaz. Kararı apostil belgesi olmalı ve karar kesinleşmiş olup bu kesinleşme durumu kararda ya da ayrı bir belgede yazılı olmalıdır. Ayrı belgede yazılı ise bu belgenin de apostili olmalıdır. Tüm bu belge asılları ile birlikte, belgelerin yeminli tercüman tarafından çevrisi yapılmalı ve bu çeviri belgeleri de noter ya da konsoloslukca tasdik edilmelidir. Bu çeviri işlemleri, yabancı ülkede yapılabileceği gibi, Türkiye` de de yapılabilir. İki tarafın da vekaleti olduğu ya da iki taraftan biri ya da ikisi mahkemeye çıkabildiği takdirde tanıma – tenfiz kararı alınabilir. Tanıma kararı alınması, boşanmanın nüfusa işlenmesi için yeterlidir.

TANIMA – TENFİZ ( YABANCI BOŞANMA KARARININ TANINMASI VE TENFİZİ )

  1. Tanıma:

Yabancı bir mahkeme kararının, boşanmanın tanınması, onun Türkiye` de geçerli hale gelmesi anlamına gelir. Tanınmamış yabancı mahkeme kararı, herhangi bir davada ispat aracı olmaktan öteye geçemez yani Türkiye` de bir geçerliliği olmaz.

  1. Tenfiz:

Yabancı örneğin Hollanda Mahkeme boşanma kararının tenfizi ise onun icra edilebilirliği anlamına gelmektedir. Kararda icrası mümkün olan hükümlerin icrası için gereklidir. Boşanma kararında bu anlamda istenen sadece boşanma kararının Türk Nüfusu` na geçirilmesi ise tenfize gerek de yoktur.

Tanıma ve tenfiz davası taraflar itiraz etmedikçe her yerde aile mahkemelerinde görülebilir. Aksi halde  davacının Türkiye` deki ikametgahında görülür.

Davacının ya da davalının Türkiye’de ikametgahı yoksa sakin olduğu yer mahkemesi, bu dahi yoksa Ankara, İstanbul, İzmir mahkemelerinden herhangi birinde dava açılabilir.

TANIMA VE TENFİZ DAVASINDA ÖNEMLİ HUSUSLAR

1- Yabancı Mahkeme tarafından verilmiş bir mahkeme kararının, boşanma kararının aslı olmalı.

2- Verilen bu karar kesinleşmiş olmalı ve arkasında apostille denilen belge de olmalı.

3- Yabancı Mahkeme Kararının tamamının yeminli tercüman tarafından Türkçe’ ye tercüme edilmiş ve resmî kurumlar (Noter) tarafından tasdik edilmiş onaylı sureti olmalı.

4- Tenfizi istenen kararın mutlaka mahkeme tarafından verilmesi ve mahkeme hükmü niteliği taşıması gerekir. Belediye vb. idari birimlerin verdiği kararlar olmaz.

5- T.C. ile ilamın verildiği yabancı devlet arasında yasadan doğan fiili veya hukuki karşılıklılık ( mütekabiliyet ) veya bu konuda anlaşma(sözleşme) olmalıdır. Tanıma davası için bu gerekli değildir.

6- Yabancı Mahkeme Hükmünün kamu düzenine açıkça aykırı olmaması gerekir.

7- İlamın Türk Mahkemelerinin kesin yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması gerekir. Örneğin taşınmazın aynına ilişkin davalarda Türk mahkemelerinin yetkisi kesindir.

8-Yabancı ülke kanunları uyarınca kendisine karşı tenfizi istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyapta hüküm verilmiş olsa dahi , bu kişinin yukarıda ki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemelerine itiraz etmemiş olması gerekir. İtiraz etmiş ise davanın reddine karar verilmelidir. Kısacası Tenfiz kararı verilebilmesi için yabancı mahkeme tarafından usulüne uygun olarak karşı tarafa savunma hakkı verilmesi gerekir.

9- Türklerin kişi hallerine ilişkin yabancı ilamda Türk kanunlar ihtilafı kuralları gereğince , yetkili kılınan hukukun uygulanmamış ve Türk vatandaşı olan davalının tenfize bu yönde itiraz etmemiş olması gerekir. Diğer bir anlatımla Türk kanunlar ihtilafı kuralları gereğince Türklerin boşanma davaları için öngörülen hukukunun uygulanmadığının belirlenmesi ve bu yönde davalının itirazda bulunması halinde tenfiz kararı verilemez.

10 – Tanıma tenfiz davası 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Süresinde zamanaşımı itirazı olmadan hâkim re` sen bu hususu değerlendiremez.

YURTDIŞINDA YAPTIĞIM EVLİLİĞİ KONOLOSLUĞA BİLDİRMEDİM

Yurtdışında yaptığınız evliliği konsolosluğa ya da Türk nüfusuna bildirmediğiniz için yapacağınız yeni evlilikte sorun olmayacağını düşünseniz de kanaatimce mutlaka önce o evliliği bildirin. Küçük bir para cezası vardır. Sonra bu evliliği sonlandıran yabancı mahkeme boşanma kararının tanıma tenfiz davasını Türkiye` de açın ve tanıtın. Aksi halde yapacağınız ikinci evlilik en azından Türk makamları için geriye dönük olarak geçersiz sayılacaktır. Bu durum, şu an aklınıza gelmeyen, hesaba katılmayan sorunlara sebep olabilecektir ileride.

***Boşanma ile ilgili karar Türk mahkemeleri tarafından tanınıncaya ve tanıma kararı kesinleşinceye kadar evlenme hukuken hükmünü devam ettirir. Taraflar Türkiye nüfusunda evli gözükürler.

TANIMA VE TENFİZ DAVASINDA DAVALI OLANIN ADRESİ YABANCI BİR ÜLKEDE İSE Türkiye` den bir avukata vekalet verilmesi halinde dava çok kısa sürede sonuçlandırılabilir. Ancak davalı vekalet vermiyor, hatta dava açılmasını dahi istemiyorsa, yabancı ülkedeki bu kişiye tebligat çıkartmak çok uzun zaman alacak ve masraflı olacaktır.

Tanıma tenfiz avukat ile takip edildiğinde hem çok daha kısa sürede hem de daha iyi sonuç verecektir. Tanıma tenfiz avukatı, tanıma tenfiz davasının daha az masrafla sonuçlanmasını da sağlayabilecektir.

Yunanistan Boşanma Tanıma Tenfiz Davası


YUNANİSTAN BOŞANMA TANIMA TENFİZ DAVASI

Yunanistan’da Boşanmak Türkiye`de Boşanmak ve Tanıma Tenfiz Davası

Yunanistan’da Boşanmak sizin Türkiye` de boşanmanızı sağlamayacaktır. Yunanistan’ da yaşayan Türk vatandaşı ya da çifte vatandaşım ve boşanmak istiyorum. Ne yapmalıyım? Yunanistan’da yaşayan Türk vatandaşının genelde yaptığı şey Yunanistan’da Türk boşanma avukatı bularak derdini anlatmak ve neticesinde Yunanistan’ da boşanmaktır. Yunanistan’ da yaşayan Türk vatandaşı Yunanistan’da boşandığında Yunanistan nüfus kaydında evliliği kayıtlıysa, evliliği Yunanistan nüfusundan silinir. Ancak Yunanistan mahkemesinde verilen boşanma kararı, Yunanistan’da yaşayan Türk vatandaşının, Yunanistan mahkemesinde boşanan Türk vatandaşının Türk nüfusundaki boşanma kaydının silinmesini sağlamaz.

29.04.2006’ da yapılan Nüfus Hizmetleri Kanunu madde 27 / A değişikliği sayesinde artık boşanmış eşlerin birlikte nüfus memurluğuna ya da konsolosluğa müracaatları ile yabancı boşanma kararları, bir tanıma tenfiz davasına gerek kalmaksızın nüfusa işlenebilecektir. Ancak tarafların birlikte müracaatının mümkün olmadığı hallerde tanıma tenfiz davaları, yabancı boşanma kararlarının nüfusa işlenmesi için işlevini görmeye devam edeceği için 25/3/2020 tarihli ve 7226 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle bu fıkraya “ birlikte ” ibaresinden sonra gelmek üzere “ veya taraflardan birinin ölmüş ya da yabancı olması halinde Türk vatandaşı olan diğer taraf veya vekilinin tek başına ” ibaresi eklenmiştir. Böylece boşandığınız eş yabancı ise veya ölmüş ise birlikte başvuruya da gerek kalmamıştır. Özellikle bu son değişiklik bizce devrim niteliğinde olup vatandaşlarımız için çok büyük kolaylıktır. Geriye dava ile tanınması gereken tek boşanma çeşidi eşiniz de Türk vatandaşı ise ve birlikte müracaata yanaşmıyorsa söz konusu olacaktır.

Aşağıdaki yazımızı bu güncellemeyi göz önünde bulundurmanız gerekmektedir.

Yunanistan’da yaşayan Türk vatandaşının boşanmak için izleyebileceği iki yol vardır: Biri Yunanistan mahkemesinde boşandıktan sonra Türk mahkemesinde de boşanmasıdır. Diğer bir yol ise Yunanistan mahkemesinin boşanma kararını Türkiye`de Türk mahkemesinde tanıma tenfiz  davası açıp Yunanistan mahkemesinin boşanma kararını tanıtmaktır. Tanıma yoluyla Türkiye`de geçerli hale getirilen Yunanistan mahkemesinin boşanma kararı, Türk nüfusuna Yunanistan boşanma karar tarihiyle geçer.

Tanıma davasında boşanma tarihi, Yunanistan mahkemesinin boşanma karar tarihinden geçerli olacağı için kadının yeniden evlenebilmesi için beklemesi gereken 300 günlük iddet süresi, Yunanistan boşanma karar tarihinden başlamış olur.

Türkiye`de açılacak olan boşanma davasının kısa sürede sonuçlanabilmesi için anlaşmalı boşanma şeklinde açılması ve bu nedenle de eşlerin bizzat boşanma avukatı olsa bile hâkim karşısına çıkması gerekir. ( Tanıma tenfiz davasında ise mahkemede avukatların bulunması yeterlidir. ) Bu da Yunanistan’dan Türkiye`ye gelme masrafları nedeniyle ekonomik olmayabilir. Ancak Türkiye`de, konusunda uzman boşanma avukatı, bu sorunu da çözebilir ve sizin mahkemeye gelmeden de kısa sürede boşanmanızı sağlayabilir.

Konuşmayı başlat
Bize WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz.
Dinlenç & İspirli Hukuk Bürosu
Merhaba 👋

Buradan danışacağınız konunun aşağıdakilerden biri olduğundan emin olunuz. Bu konularda değilse cevap verilmeyecektir. Ücretsiz Danışmanlık bölümünden sorarsanız cevap verilebilir.

1. Trafik kazası tazminatı
2. İş kazası tazminatı
3. Boşanma ve mal rejimi davası
4. Gemi adamı hakları
5. Tanıma tenfiz yurt dışındaki boşanmalar
6. İddet ( bekleme ) süresi

Dinlenç İspirli Hukuk Bürosu