İş mahkemesinde boş tanık kürsüsü

İş Mahkemesinde Tanık Gelmezse Ne Olur?

İş mahkemesinde tanık gelmezse dava düşmez. Usulüne uygun çağrıldığı hâlde mazeretsiz gelmeyen tanık hakkında mahkemece zorla getirme (ihzar) kararı verilir ve duruşma yeni bir güne ertelenir.

Tanığa ayrıca gelmemesinin yol açtığı yargılama giderleri ile disiplin para cezası yükletilir (HMK m. 245). Fakat mahkeme bu usuli adımları atmadan veya tarafın açıkça vazgeçmesi bulunmaksızın tanığı dinlemeden karar verirse, bu karar hukuki dinlenilme hakkının ihlali sebebiyle istinafta kaldırılabilir veya Yargıtay tarafından bozulabilir.

Bu yazıda iş davasında tanığın gelmemesinin sonuçlarını, işçi ve işverenin neler yapabileceğini ve tanık olmadan hangi delillerle davanın kazanılabileceğini bulacaksınız.

Önemli NoktalarYazının kısa özeti

  • Hayır, iş mahkemesinde tanık gelmediği için dava düşmez; usulüne uygun çağrılıp mazeretsiz gelmeyen tanık hakkında zorla getirme kararı verilir ve duruşma yeni bir güne ertelenir.
  • Mazeretsiz gelmeyen tanığa HMK m.245 uyarınca disiplin para cezası ve sebep olduğu giderler yükletilir; gelmeyen tanığın yerine sonradan ikinci tanık listesi verilemez (HMK m.240/2).
  • Usulüne uygun bildirilen, gideri yatırılan ve vazgeçilmeyen tanık dinlenmeden karar verilmesi hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder; tanık olmasa da bordro, banka ve SGK kayıtlarıyla ispat mümkündür.

İş Davasında Tanık Neden Bu Kadar Önemli?

Tanık, iş davalarının çoğunda belirleyici delildir. Çünkü bordro ve SGK kayıtları her zaman gerçek çalışma düzenini yansıtmakta yeterli değildir.

Elden ödenen ücret, kayda geçmeyen mesai veya fesihten önce yaşanan olaylar çoğu zaman sadece çalışma arkadaşları yardımıyla ortaya çıkar. Bu yüzden tanığın gelmemesi, ispatı istenen olayın havada kalmasına sebep olabilir.

Hangi Alacaklar Tanıkla İspatlanır?

İş davalarında tanıkla en sık ispatlanan konular şunlardır:

  • Fazla mesai: İşçi bunu genellikle tanıkla birlikte kanıtlayabilir.
  • Hafta tatili çalışması: Cumartesi ve pazar çalışması tanıkla ispatlanabilir.
  • UBGT (ulusal bayram ve genel tatil) çalışması: Resmi ve dini bayramlarda çalışma tanıkla kanıtlanır.
  • Fesih sebebi: Ücretin ödenmemesi, mobbing veya devamsızlık gibi iddialar.
  • Diğer konular: İşe giriş-çıkış tarihi, görev, gerçek ücret ve ücretin ödenme şekli.

Dikkat: Bordroda fazla mesai ücreti yazıyorsa ve işçi bu bordroyu itiraz etmeden imzalamışsa o ay için “aslında daha fazla çalıştım” diyerek tanık dinletemez. Mahkeme o ay için bordroyu esas alır; aksi ancak yazılı belgeyle ispatlanabilir.

Ama bordroda fazla mesai hiç yazmıyorsa ya da işçi bordroyu “itirazım var” / “ihtirazi kayıtla” imzaladıysa veya bordro imzasızsa o dönemin fazla mesaisi tanıkla ispat edilebilir niteliktedir.

İş Davasında İspat Yükü Kimde?

İspat yükü, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi uyarınca kural olarak iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraftadır.

En güçlü tanıklar, davacıyla aynı dönemde aynı işyerinde çalışmış kişilerdir. Aynı işverenin farklı şube veya bölümündeki çalışan da tanık olabilir. Tanığın işverene karşı benzer bir dava açmış olması (husumetli tanık) tek başına tanıklığına engel teşkil etmez.

Nitekim Yargıtay yerleşik içtihatlarında, işverene karşı davası bulunan tanıkların da dinlenmesi gerektiğini, hâkimin beyanları serbestçe takdir edeceğini ancak tanığı dinlemekten imtina edemeyeceğini açıkça vurgulamaktadır:

“…usul hukukumuzda, davalı ile davası olan bir kişinin tanık olarak bilgisine başvurulamayacağı yönünde bir usul hükmü bulunmamaktadır. Takdiri bir delil olan tanık ifadesi ile hâkim zaten bağlı değildir ve tanığın doğru söylemediğini başka delil ve belirtilerle anlarsa, tanık ifadelerinin aksi yönünde de karar verebilecektir. Bir diğer deyişle hâkim tanık ifadelerini serbestçe takdir edecektir. Mahkemece, davacının diğer tanıkları dinlenmeksizin yargılamanın tamamlanması, açıklanan Kanun hükümlerine aykırı olduğu gibi, davacının hukuki dinlenilme hakkı kapsamındaki ispat hakkının da ihlali niteliğindedir…”

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/574, K. 2025/2880, T. 19.03.2025

İspat yükü bir taraftaysa bile karşı tarafın savunmasını ispatlamak amacıyla karşı tanık dinletme hakkı bulunmaktadır.

Uyuşmazlık Konusu İspat Yükü Kimde? Tanıkla İspat Mümkün mü?
Fazla mesai, hafta tatili, UBGT çalışması İşçi Evet (Bordroda tahakkuk yoksa/ihtirazi kayıtlıysa)
Ücretin ve alacakların ödendiği İşveren Kural olarak hayır (Banka dekontu / İmzalı makbuz şart)
İşe iadede feshin geçerli sebebe dayandığı İşveren Evet (Yazılı delillerle birlikte)
Feshin sendikal veya kötü niyetli olduğu İşçi Evet

Tanık Gelmezse İş Davası Ne Olur?

Tanığın gelmemesinin sonucu üç unsura bağlıdır: tanığın usulüne uygun çağrılıp çağrılmadığı, geçerli bir mazeret bildirip bildirmediği ve tarafın o tanıktan açıkça vazgeçip vazgeçmediği.

Tanık Gelmediği İçin İş Davası Düşer mi?

Hayır, tanık gelmediği için iş davası düşmez. Davanın düşmesi veya müracaata bırakılması (HMK m. 150) tarafların veya vekillerinin mazeretsiz olarak duruşmaya katılmaması hâlinde gündeme gelir; tanığın duruşmaya gelmemesiyle bir ilgisi bulunmamaktadır.

Tarafların tanığı bizzat duruşmada hazır etme gibi mutlak bir zorunluluğu yoktur; mahkeme usulüne uygun davetiye ile tanığı çağırır.

Tanık delili ancak şu kanuni sebeplerle kaybedilir:

  • Taraf tanıktan açıkça vazgeçerse (ve karşı tarafın rızası varsa),
  • Tanık gider avansı mahkemenin verdiği kesin süre içinde yatırılmazsa,
  • Adresi eksik veya yanlış olan tanık için verilen kesin sürede doğru adres bildirilmezse.

Bu usuli eksiklikler nedeniyle tanık dinlenemese dahi dava düşmez; yargılama devam eder ve hâkim dosyada mevcut diğer delillere göre kararını verir.

Mahkeme Tanığı Dinlemeden Karar Verebilir mi?

Kural olarak hayır, mahkeme süresinde bildirilen ve gideri yatırılan tanığı dinlemeden karar veremez.

Usulüne uygun gösterilmiş, gideri yatırılmış ve dinlenilmesinden vazgeçilmemiş bir tanık dinlenmeksizin karar verilmesi, HMK m. 27’de güvence altına alınan “Hukuki Dinlenilme Hakkı”nın ve Anayasa m. 36’daki adil yargılanma hakkının açık ihlalidir.

Mahkeme yalnızca şu istisnai durumlarda tanığı dinlemeden karar verebilir:

  • Taraf tanıktan açıkça vazgeçtiyse,
  • Tanık gideri veya adres bildirimi için verilen usulüne uygun kesin süre sonuçsuz kaldıysa,
  • HMK m. 241 uyarınca, dinlenen diğer tanıkların beyanlarıyla uyuşmazlık konusu hakkında mahkemece yeter derecede bilgi edinilmişse (ancak yeterli bilgi edinilmeden veya hazır edilen tanık dinlenmeden bu madde uygulanamaz),
  • İddia edilen vakıa kanunen yalnızca senetle (yazılı delille) ispatı zorunlu bir konuysa (örneğin itirazsız imzalı bordro dönemine ait fazla mesai veya ücret ödemesi).

Tanık Gelmezse Dava Ne Kadar Uzar?

Kesin bir süre verilememekle birlikte dava pratikte en az bir duruşma aralığı kadar uzar. İş mahkemelerinde ilk derece yargılaması ortalama 6-12 ay sürmekte olup duruşma aralıkları adliyelerin iş yüküne göre 2 ila 4 ay arasında değişmektedir.

Gelmeyen her tanık otomatik erteleme anlamına gelmez. Taraf tanıktan vazgeçerse veya dosyada hesap raporu gibi başka işlemler yürütülüyorsa yargılama ilerleyebilir. İşe iade davaları ivedi yargılama usulüne tabi olduğundan mahkemeler zorla getirme ve diğer usul işlemlerini daha seri şekilde uygular.

Tanık Duruşmaya Gelmezse İşçi veya İşveren Ne Yapmalı?

Taraflar tanığı duruşmada bizzat hazır edebilir, il dışında bulunan tanık için talimat veya SEGBİS talebinde bulunabilir. Süreçte ikinci bir tanık listesi verilemeyeceği kuralı mutlaka gözetilmelidir.

Tanığı Duruşmaya Kendimiz Getirebilir miyiz?

Evet. HMK m. 243/1 uyarınca, davetiye tebliğ edilmemiş olsa dahi duruşma gün ve saatinde mahkeme salonu önünde hazır edilen tanık dinlenmek zorundadır.

Bilmeniz gereken kurallar:

  • Davetiye tebliğ edilecekse duruşma gününden en az bir hafta önce tanığa ulaşmalıdır.
  • Telefon, faks veya e-postayla çağrılan tanık mazeretsiz gelmezse hakkında zorla getirme ve disiplin para cezası uygulanamaz; bu yaptırımlar için usulüne uygun tebligat şarttır.
  • Tanığı bizzat hazır etmek taraflar için bir zorunluluk değil, yargılamayı hızlandıran yasal bir imkandır.

Davayı hızlandırmak için yapılabilecekler:

  • Tanıkların ad, soyad, T.C. kimlik numarası ve güncel MERNİS adresini doğru bildirin.
  • Tanık ücreti ve tebligat gider avansını verilen kesin süre içinde vezneye yatırın.
  • Tebligatın ulaşıp ulaşmadığını UYAP Vatandaş / Avukat Portalı üzerinden takip edin.
  • Tanığa duruşma gününü, saatini ve mahkeme salonunu hatırlatın.
  • Tanığa, HMK m. 265 uyarınca kaybettiği zaman ve yol giderleri için tanıklık ücreti ödendiğini belirtin.
  • Mahkemeden alınan duruşmaya katılım yazısının işyeri için yasal mazeret belgesi olduğunu hatırlatın.

Uyarı: Tanığa beyanı konusunda yönlendirme veya telkinde bulunmayın. Bu durum hem Türk Ceza Kanunu m. 272 kapsamında yalan tanıklık ve delil karartma suçunu oluşturabilir hem de güvenilirliğini yitiren tanık beyanının mahkemece hükme esas alınmamasına yol açar.

Başka Şehirdeki Tanık Nasıl Dinlenir?

Başka şehirde ikamet eden tanığın asıl davanın görüldüğü mahkemeye gelmesi şart değildir; iki farklı usulle dinlenebilir:

Yöntem Nasıl İşler? Avantajı / Usulü
Talimat (İstinabe) Yolu Tanığın bulunduğu yer nöbetçi iş mahkemesine müzekkere yazılır ve tanık orada dinlenerek tutanak dosyaya gönderilir. Taraflar sorulmasını istedikleri soruları önceden bildirebilir.
SEGBİS ile Dinleme Tanık, bulunduğu yer adliyesindeki SEGBİS odasından asıl mahkemenin duruşma salonuna canlı görüntülü bağlanır. Hâkim ve taraf vekilleri tanığa doğrudan ve canlı soru yöneltebilir; dosya transferi beklenmediği için yargılama hızlanır.

Gelmeyen Tanığın Yerine Yeni Tanık Gösterilebilir mi?

Hayır, aynı vakıa için sonradan yeni tanık gösterilemez. HMK m. 240/2 uyarınca “İkinci tanık listesi verilemez.”

Bu kural kamu düzenine ilişkin olup hâkim tarafından re’sen (kendiliğinden) gözetilir. Davanın ıslah edilmesi veya karşı tarafın açık rızası bulunması dahi ikinci tanık listesi verilmesine imkan tanımaz.

İki istisnai durum söz konusudur:

  1. Dava sürecinde ortaya çıkan veya karşı tarafın ileri sürdüğü tamamen farklı yeni bir vakıa için tanık gösterilebilir.
  2. Süresinde tanık listesi verilmemiş olsa dahi, tanık dinleme günü belirlenmişse o gün duruşmada hazır edilen tanıklar dinlenir (HMK m. 243).

Bu nedenle tanık listesi sunulurken ulaşılamama veya vazgeçme ihtimallerine karşı listeye yedekli olarak 3-4 tanık yazılması stratejik önem taşır.

Tanık Gelmezse Mahkeme Ne Yapar? (Kısa Özet)

Tanık tebligata rağmen mazeretsiz gelmezse mahkeme zorla getirme (ihzar) müzekkeresi düzenler ve yeni bir duruşma günü belirler.

Mahkeme şu sırayla işlem tesis eder:

  1. Tebligatı kontrol eder: Tanığa meşruhatlı davetiyenin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği incelenir.
  2. Tebligat usulsüz veya tebliğ edilememişse: Yeniden tebligat çıkarılır veya tarafa doğru adres için süre verilir.
  3. Tebligat usulüne uygun yapılmışsa: HMK m. 245 uyarınca zorla getirme kararı yazılarak kolluk kuvvetlerine (Polis/Jandarma) gönderilir.
  4. Kolluk tanığı sevk eder: Kolluk görevlileri tanığı duruşma saatinde mahkemede hazır bulundurur.
Tanığın Durumu Mahkemenin Uygulayacağı Yaptırım
Mazeretsiz olarak gelmedi HMK m. 245 uyarınca disiplin para cezası verilir, sebep olduğu giderler yükletilir ve hakkında zorla getirme kararı çıkarılır.
Haklı mazeretini sonradan belgeledi (Hastalık, kaza, afet) Mahkemece disiplin para cezası ve gider yükümlülüğü kaldırılır, yeni duruşma günü bildirilir.
Getirildiği hâlde tanıklıktan sebepsiz kaçındı HMK m. 253 uyarınca disiplin para cezası ve 15 güne kadar disiplin hapsi uygulanabilir.

İş Davasında Tanıklar Neden Gelmez?

İş davalarında tanıkların duruşmaya gelmekten çekinmesinin en yaygın sebepleri, halen aynı işverenin emrinde çalışıyor olmaları, işten çıkarılma endişesi veya tarafsız kalma isteğidir.

Hâlen İşyerinde Çalışan Tanık Gelmezse Ne Olur?

İşyerinde halen aktif olarak çalışan tanık da kanunen duruşmaya gelmek zorundadır. Gelmediği takdirde diğer tanıklar gibi hakkında zorla getirme müzekkeresi yazılır.

Bu gruptaki tanıklar iş ilişkisinin bozulması, mobbinge maruz kalma veya işini kaybetme korkusu yaşayabilir. Bu gibi durumlarda zorla getirme kararı çıkarılması çoğu zaman tanık üzerindeki işveren baskısını hafifletir; çünkü tanık işverene mahkeme ve kolluk zoruyla götürüldüğünü beyan edebilmektedir.

İşveren Tanıklık Yapan İşçiyi İşten Çıkarabilir mi?

Hayır, mahkemede tanıklık yapmak işveren açısından haklı veya geçerli bir fesih sebebi teşkil etmez.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 18/3-(c) maddesi uyarınca; “Mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını takip veya yükümlülüklerini yerine getirmek için idari veya adli makamlara başvurmak veya bu hususta başlatılmış sürece katılmak” fesih için geçerli bir sebep oluşturmaz.

Tanıklık yaptığı için haksız yere işten çıkarılan işçinin hakları şunlardır:

İşçinin Statüsü Başvurabileceği Yasal Haklar
İş güvencesi kapsamında olan işçi (30+ işçi, 6+ ay kıdem) 1 ay içinde arabuluculuk yoluyla İşe İade Davası açabilir (İK m. 20-21).
İş güvencesi kapsamı dışında kalan işçi (30’dan az çalışan) İhbar ve kıdem tazminatına ek olarak bildirim süresinin 3 katı tutarında Kötü Niyet Tazminatı talep edebilir (İK m. 17/6).

Tanık Gelmezse İş Davası Hangi Delillerle Kazanılır?

Tanık delili tamamlanamasa dahi iş davası yazılı belgeler, elektronik kayıtlar ve resmi verilerle ispatlanarak kazanılabilir. Hâkim, dosyaya sunulan kayıtları tam ve kesin görürse tanık dinlemeksizin de karar verebilir.

Bordro, Banka Kayıtları ve SGK Hizmet Dökümü

Ücret ve parasal hak taleplerinde birincil delil resmi kayıtlardır:

Delil Türü Hukuki Niteliği ve İspat Gücü
Bordro İmzalı ve ihtirazsız ise içeriği bağlayıcıdır. İmzasız veya ihtirazi kayıtlı bordroların aksini işçi her türlü delille ispatlayabilir.
Banka Kayıtları Ödemenin yapıldığını ispatlayan temel belgedir. Maaşın elden ödendiği veya asgari ücretin üstündeki kısmın bankaya yatmadığı durumlar emsal ücretle kanıtlanabilir.
SGK Hizmet Dökümü İşe giriş-çıkış tarihlerini, çalışma gün sayısını ve prime esas kazancı gösterir; kıdem ve ihbar sürelerinin hesabında temeldir.
Emsal Ücret Araştırması Kayıt dışı ücret iddialarında ilgili meslek odaları ve sendikalardan gerçek piyasa ücretinin tespiti için istenir.

Puantaj, Giriş-Çıkış ve Kamera Kayıtları

Fazla çalışma, hafta tatili ve vardiya düzeninin ispatında teknik kayıtlar tanık beyanından daha üstün kabul edilir:

  • İşçi imzalı puantaj cetvelleri,
  • Turnike, kartlı geçiş veya biyometrik (parmak izi/yüz tanıma) giriş-çıkış dökümleri,
  • Vardiya çizelgeleri ve işyeri log kayıtları.

Bu kayıtlar işverenin hâkimiyet alanındadır. İşveren mahkemece verilen kesin süreye rağmen bu kayıtları sunmazsa, bu durum işçi lehine takdiri delil olarak değerlendirilir. İşyeri güvenlik kamera kayıtları ise sınırlı sürelerle saklandığından, silinme riski varsa davanın başında mahkemeden delil tespiti talep edilmelidir.

WhatsApp ve E-posta Yazışmaları Delil Olur mu?

Evet, 6100 sayılı HMK’nın 199. maddesi uyarınca e-posta, WhatsApp mesajları ve dijital kayıtlar hukuken “belge” niteliğindedir.

Yazışmanın delil olarak kabul edilebilmesi için kişinin bizzat tarafı olduğu bir iletişimden elde edilmiş olması ve hukuka aykırı yollarla (casus yazılım, gizli hesap ele geçirme vb.) temin edilmemiş olması gerekir.

WhatsApp mesajları tek başına senet teşkil etmese de HMK m. 202 anlamında güçlü bir “delil başlangıcı” oluşturur ve tanık beyanlarıyla birleştiğinde davanın kazanılmasını sağlar.

Özellikle ispat değeri yüksek yazışmalar şunlardır:

  • Mesai saatleri dışında, gece veya tatil günlerinde işverence verilen iş talimatları,
  • Hafta tatili veya bayram günlerinde işe çağrılmaya dair mesajlar,
  • Şirket içi operasyonel WhatsApp grup konuşmaları,
  • İstifaya zorlama, mobbing ve baskı içeren yönetici yazışmaları.

Ekran görüntüleri tarih, saat ve telefon numarası net görünecek şekilde dosyaya sunulmalı; gerektiğinde cihaz bilirkişi incelemesine hazır tutulmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

İş mahkemelerinde tanık dinletme süreci hakkında en çok merak edilen soruların yanıtları aşağıda derlenmiştir.

İş davasında tanık yoksa dava kaybedilir mi?

Hayır, tanık olmaması davanın mutlaka kaybedileceği anlamına gelmez.

Banka dekontları, yazılı sözleşmeler, SGK dökümleri, puantaj kayıtları ve yazışmalar gibi güçlü yazılı delillerle uyuşmazlık ispatlanabilir. Tanık yokluğu yalnızca fazla mesai gibi kanıtlanması doğrudan görgü tanıklığına dayanan ve yazılı kaydı bulunmayan iddialarda risk oluşturur.

İş davasında kaç tanık göstermek gerekir?

Kanunda tanık sayısı için bir üst sınır belirlenmemiştir. Uygulamada genellikle aynı dönemi bilen 2 tanık yeterlidir.

Ancak tanıkların gelmeme, taşınma veya dinlenmekten vazgeçme riskine karşı listeye 3 ila 4 tanık yazılması tavsiye edilir; zira sonradan ikinci bir tanık listesi verilememektedir.

Tanıklık yaptığı için işçi işten çıkarılabilir mi?

Hayır, tanıklık yapmak kanuni bir vatandaşlık ödevidir ve İş Kanunu m. 18/3-(c) uyarınca geçerli bir fesih sebebi oluşturmaz.

İşten çıkarılan işçi iş güvencesi kapsamındaysa işe iade davası açabilir; iş güvencesi dışındaysa kıdem ve ihbar tazminatına ek olarak kötü niyet tazminatı talep edebilir.

İşveren, çalışanının tanıklık yapmasını engelleyebilir mi?

Hayır, işveren çalışanının mahkemede tanıklık yapmasını hukuken engelleyemez.

Tanıklık HMK m. 245 gereği yasal bir yükümlülüktür. İşçinin duruşmaya katıldığı süre boyunca mahkemeden temin edeceği duruşma katılım belgesi yasal mazeret hükmündedir ve işveren bu gerekçeyle devamsızlık işlemi yapamaz.

İşe iade davasında tanık gelmezse ne olur?

İşe iade davalarında feshin geçerli bir nedene dayandığını ispat yükü kural olarak işverendedir. İşveren tanığının gelmemesi işverenin iddiasını ispatlayamamasına yol açabilir.

İşçi feshin sendikal sebeple yapıldığını veya kötü niyetli olduğunu iddia ediyorsa ispat yükü işçiye geçer; bu durumda işçi tanığının hazır edilmesi önem taşır.

Tanığın gelmemesi istinaf veya temyiz sebebi olur mu?

Evet. Usulüne uygun olarak bildirilen, gideri yatırılan ve dinlenmesinden açıkça vazgeçilmeyen bir tanık hakkında HMK m. 245 uyarınca zorla getirme işlemi yapılmadan veya tanık dinlenmeden karar verilmesi, HMK m. 27 kapsamındaki hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder. Bu usul hatası Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) ve Yargıtay (temyiz) nezdinde kesin bir kaldırma ve bozma sebebidir.

Benzer Yazılarımız