Eve Para Bırakmayan Koca ile Boşanma Davası
Türk Medeni Kanunu’nun 185. maddesi uyarınca eşler, birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve birbirlerine yardımcı olmakla yükümlüdür. Ancak uygulamada bu yükümlülüğün ihlal edildiği durumlarla sıkça karşılaşılmakta; özellikle çalışan kocanın eve para bırakmaması, eşinin ve çocuklarının temel ihtiyaçlarını karşılamaması ciddi bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır.
Yargıtay kararları ile hukukumuzda yerini bulan “ekonomik şiddet” kavramı tam da bu tür davranışları tanımlamaktadır. Eve para bırakmayan, eşine harçlık vermeyen ve ailenin geçimini keyfi olarak sağlamayan koca, Yargıtay içtihatlarına göre kusurlu kabul edilmekte ve bu durum evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında geçerli bir boşanma sebebi oluşturmaktadır.
Bu yazımızda, eve para bırakmayan koca ile boşanma davası sürecini, ekonomik şiddet kavramını, kusur belirlemesini, tazminat haklarını ve konuya ilişkin emsal Yargıtay kararını detaylı şekilde ele alacağız.
Evlilikte Ekonomik Şiddet Nedir?
- 1 Evlilikte Ekonomik Şiddet Nedir?
- 2 Boşanma Nedeni Olarak Ekonomik Şiddet Sayılan Haller Nelerdir?
- 3 Eve Para Bırakmayan Kocanın Kusuru Nasıl Belirlenir?
- 4 Ekonomik Şiddet Nedeniyle Boşanma Davasında Tazminat
- 5 Eşine Harçlık Vermeyen Koca ile Boşanma Davasında Yargıtay Kararı
- 6 Sıkça Sorulan Sorular
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.07.2008 tarihli kararı ile ekonomik şiddet olgusu Türk hukukunda yer almış ve bu kararda ekonomik şiddet “zorunlu ihtiyaçların şartlar elverdiği halde karşılanmaması” şeklinde tanımlanmıştır.
Doktrinde ise eşlerden birinin ekonomik anlamda zorbalığa maruz bırakılması olarak ifade edilmektedir. Ekonomik şiddet yalnızca parayı tamamen kesmekle sınırlı değildir. Kişinin çalışmasını engellemek, kazandığı gelire veya maaşına el koymak, temel ihtiyaçlarını karşılayamayacağı kadar az harçlık bırakmak, her harcamanın hesabını cezalandırıcı bir tutumla sormak, rızası olmadan mal varlığını satmak veya borçlandırmak ve ailenin gerçek gelir, borç ya da mal varlığı durumunu eşinden gizlemek gibi çok çeşitli davranışları kapsamaktadır.
Genellikle çalışan eşin çalışmayan eşe karşı uyguladığı bir baskı biçiminde ortaya çıkan ekonomik şiddet, kimi zaman da çalışmayan eşin aşırı harcamalar yaparak ailenin ekonomik düzenini sarsması şeklinde kendini gösterebilmektedir. Ev işleri, yemek, temizlik ve çocuk bakımı gibi görevlerin maddi bir karşılığının bulunmaması, özellikle çalışmayan kadını evlilik içinde ekonomik açıdan güçsüz bir konuma düşürmekte ve bu durum ekonomik şiddete zemin hazırlamaktadır.
Not: Eşinin eve para bırakmaması nedeniyle mağdur olan ancak evliliğini sonlandırmak istemeyen taraf, TMK m. 197 uyarınca boşanma davası açmaksızın doğrudan mahkemeye başvurarak evin geçimi için bağımsız tedbir nafakası da talep edebilir.
Boşanma Nedeni Olarak Ekonomik Şiddet Sayılan Haller Nelerdir?
Ekonomik şiddet, mevzuatta ayrı bir boşanma sebebi olarak düzenlenmemiştir. Ancak Yargıtay bu olguyu, TMK’nın 166. maddesindeki evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında değerlendirmekte ve boşanma nedeni olarak kabul etmektedir. Hangi davranışların ekonomik şiddet sayılacağı da yine Yargıtay kararları ile şekillenmiştir.
Yargıtay kararlarına göre ekonomik şiddet sayılan haller şunlardır:
- Bağımsız konut sağlamamak: Eşlerin birlikte yaşayacağı müstakil bir konut temin etmemek, diğer eşi kayınvalide-kayınpeder gibi yakınların yaşadığı evde oturmaya zorlamak.
- Evin ihtiyaçlarıyla ilgilenmemek: Eve bakmamak, evin geçimini sağlamamak, pazar alışverişi ve ev ihtiyaçları için eşine para vermemek, lüzumlu ev eşyalarını almamak.
- Aşırı derecede cimri olmak: Fazla elektrik veya doğalgaz faturası geldiği gerekçesiyle eşini karanlıkta ya da soğukta yaşamaya zorlamak, abonelikleri kapattırmak.
- Borçlandırıcı davranışlarda bulunmak: Çevresine sürekli borçlanarak eve haciz gelmesine sebep olmak, kumar oynayarak borca girmek.
- Aşırı ve lüks harcamalar yapmak: Çalışan eşin gelirini aşacak ve ailenin ekonomik düzenini bozacak şekilde savurgan harcamalarda bulunmak.
- Herhangi bir işte çalışmamak: Çalışmakla yükümlü eşin çalışmaması, sürekli ve keyfi olarak iş değiştirmesi ve bu şekilde diğer eşi ekonomik yönden zor durumda bırakarak çalışmak zorunda bırakması.
- Eşi çalıştırmamak veya zorla çalıştırmak: Çalışmak isteyen eşin çalışmasına ya da mesleğini icra etmesine engel olmak, yükümlülüğü olmadığı halde eşi çalışmaya veya kredi çekmeye zorlamak.
- Eşin kişisel ihtiyaçlarını karşılamamak: Eşine harçlık vermemek, maaş kartını elinden almak, gelirine el koymak ve mali açıdan insanca bir hayat yaşamasına imkân tanımamak.
Bu hallerden bir veya birkaçının varlığı durumunda ekonomik şiddet nedeniyle çekişmeli boşanma davası açılması mümkündür.
Eve Para Bırakmayan Kocanın Kusuru Nasıl Belirlenir?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi eşe harçlık vermemeyi ekonomik şiddet olarak nitelendirmiş ve evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini ihlal eden kocayı kusurlu bulmuştur.
Kusur belirlemesinde mahkeme, boşanmaya sebep olan olayların hangi eşin davranışlarından kaynaklandığını değerlendirir. Şartları elverdiği halde eşinin ve evin zorunlu ihtiyaçlarını karşılamayan, sağlık giderleri ve kişisel ihtiyaçlarla ilgilenmeyen koca bu davranışları nedeniyle tam kusurlu bulunabilir. Bu durumda kocanın açacağı davada veya karşı davada ileri süreceği tazminat talepleri reddedilir.
Kusur değerlendirmesi ayrıca tazminat ve nafaka taleplerinin akıbetini de doğrudan etkiler. Zira TMK’nın 174. maddesi uyarınca tazminat talep eden tarafın kusursuz veya diğer tarafa göre daha az kusurlu olması gerekir.
Kusurun ispatı bakımından ise davacı eşin iddiasını somut delillerle desteklemesi büyük önem taşır. Bu kapsamda durumu bilen aile üyeleri, komşular veya arkadaşların şahit beyanları, kocanın eve para bırakmadığını ya da para talebine olumsuz yanıt verdiğini gösteren SMS ve WhatsApp mesajları ile ses kayıtları delil olarak kullanılabilir. Ayrıca kocanın gelirini gizlediği veya cimrilik boyutunda harcama kısıtlamasına gittiği düşünülüyorsa mahkemeden SGK, kredi kartı ekstreleri, banka hesap hareketleri ve tapu kayıtları üzerinde mali durum araştırması yapılması talep edilebilir.
Ekonomik Şiddet Nedeniyle Boşanma Davasında Tazminat
Ekonomik şiddete maruz kalarak boşanma davası açan eş, TMK’nın 174. maddesi uyarınca kusurlu olan diğer eşten maddi ve manevi tazminat talep edebilir.
Maddi tazminat, boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen tarafın uğradığı zararın karşılanmasına yöneliktir. Manevi tazminat ise boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan eşin yaşadığı üzüntü ve yıpranmanın karşılığıdır. Tazminata hükmedilebilmesi için talep eden tarafın kusursuz veya diğer tarafa göre daha az kusurlu olması şarttır. Mahkeme tazminat miktarını belirlerken kusurun ağırlığını, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını ve TMK’nın 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesini gözetir.
Dolayısıyla tazminat talebinin kabulü, somut olayın özelliklerinin 174. maddedeki şartları karşılayıp karşılamadığına göre belirlenir. Tazminatların yanı sıra ekonomik şiddet mağduru eşin düğünde takılan ziynet eşyaları zorla alınmış veya koca tarafından harcanmışsa bunların iadesi de boşanma davasıyla birlikte talep edilebilir.
Ancak ziynet alacağı talebi boşanmanın fer’isi/eklentisi niteliğinde olmadığından, talep edilen ziynet bedeli üzerinden mahkemeye ayrıca nispi harç ödenmesi gerektiği unutulmamalıdır.
Eşine Harçlık Vermeyen Koca ile Boşanma Davasında Yargıtay Kararı
Eşine harçlık vermeyen koca ile ilgili boşanma davasında Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kocanın eşine harçlık vermemesinin ekonomik şiddet olduğuna ve evlilik birliğinin temelinden sarsıldığına hükmetmiştir. Kararın ilgili kısımları şu şekildedir:
T.C. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — Esas No: 2015/25979, Karar No: 2017/4218
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından; kusur belirlemesi, manevi tazminat talebinin reddi, maddi tazminat ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Toplanan delillerden davacı-karşı davalı erkeğin eşinin ameliyatı ile ilgilenmediği, sağlık giderleri ile kişisel ihtiyaçlarını karşılamadığı ve eşine harçlık vermeyerek ekonomik şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır. Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedebilmek için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya diğer tarafa göre daha az kusurlu olması yanında; boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarını zedelemiş olması da gereklidir (TMK. m. 174/2). Davacı-karşı davalı erkeğin belirlenen kusurlu davranışları davalı-karşı davacı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Bu durumda, Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi koşulları kadın yararına gerçekleşmiştir. Davalı-karşı davacı kadın yararına kusurun ağırlığı tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile hakkaniyet ilkesi gözetilerek uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
3- Davalı-karşı davacı kadın, karşı dava dilekçesinde talep ettiği tazminatlara faiz uygulanmasını istediği halde mahkemece kadın lehine hükmedilen maddi tazminata faiz uygulanıp uygulanmayacağına dair olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
4- Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı-karşı davacı kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) (3.) ve (4.) bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.
Görüldüğü üzere Yargıtay, eşine harçlık vermeyen kocayı kusurlu bulmuş; kadın lehine manevi tazminata hükmedilmesi ve yoksulluk nafakasının hakkaniyete uygun bir miktara yükseltilmesi gerektiğine karar vermiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
Eve para bırakmayan koca ile boşanma davası hakkında merak edilen diğer soruları sizin için yanıtladık.
Ekonomik şiddet boşanma sebebi midir?
Evet, ekonomik şiddet geçerli bir boşanma sebebi olabilir.
Her ne kadar Türk Medeni Kanunu’nda ayrı bir boşanma sebebi olarak düzenlenmemiş olsa da, Yargıtay ekonomik şiddeti TMK’nın 166. maddesindeki evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında değerlendirmektedir. Eşine harçlık vermemek, evin ihtiyaçlarını karşılamamak veya eşin gelirine el koymak gibi davranışların varlığı halinde çekişmeli boşanma davası açılması mümkündür.
Eşin para saklaması boşanma sebebi midir?
Evet, eşin gerçek gelir, borç veya mal varlığı durumunu diğer eşten gizlemesi ekonomik şiddet kapsamında değerlendirilebilir ve boşanma sebebi oluşturabilir.
Finansal bilgileri saklamak, eşler arasındaki güven ve yardımlaşma yükümlülüğünü ihlal eden kusurlu bir davranıştır. Eşinin gelirini gizlediğini düşünen taraf, mahkemeden SGK, banka ve tapu kayıtları üzerinde mali durum araştırması yapılmasını talep edebilir.
Eve para bırakmayan koca ile boşanma davası hangi mahkemede açılır?
Eve para bırakmayan koca ile boşanma davası Aile Mahkemesinde açılır.
Ekonomik şiddet nedeniyle boşanma, evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında çekişmeli boşanma davası olarak görülür.
Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise dava, aile mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde açılabilir.
Eve para bırakmayan kocadan maddi ve manevi tazminat istenebilir mi?
Evet, eve para bırakmayan kocadan TMK’nın 174. maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat istenebilir.
Bunun için tazminat talep eden eşin kusursuz veya daha az kusurlu olması, manevi tazminat bakımından ayrıca kişilik haklarının zedelenmiş olması gerekir.
Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşinin sağlık giderleri ve kişisel ihtiyaçlarını karşılamayan ve harçlık vermeyen kocanın bu davranışlarının kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğini kabul ederek manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine karar vermiştir.
