Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Aldatma (Yargıtay Kararı)

Boşanma ve Mal Rejimi

Boşanma davası açılması, eşler arasındaki hukuki bağı ve bu bağdan doğan sorumlulukları anında sona erdirmez. Hukuk sistemimizde boşanma süreci, tarafların davranışlarının titizlikle incelendiği bir evredir.

Bu süreçte en çok merak edilen husus, dava açıldıktan sonra sadakat yükümlülüğünün devam edip etmediği ve olası bir aldatma eyleminin davanın seyrini nasıl etkileyeceğidir.

Yazının İçeriği

Sadakat Yükümlülüğünün Süresi ve Kapsamı

Türk Medeni Kanunu’nun 185/3. maddesi uyarınca; eşler birlikte yaşamak, birbirine yardımcı olmak ve sadık kalmakla yükümlüdür. Yargıtay içtihatlarında bu yükümlülüğün, boşanma davası açılmış olsa dahi ortadan kalkmadığı ve “boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar” sürdüğü açıkça belirtilmiştir.

“Eşlerin sadakat yükümlülüğü, boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar sürer.” (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 22.01.2014, 2013/604 E., 2014/38 K.)

Dava sürerken gerçekleşen sadakatsiz davranışlar, boşanmanın fer’i sonuçları olan maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası taleplerini doğrudan etkileyen kusur unsurlarıdır.

Boşanma davalarındaki hak kayıplarını önlemek için bizimle iletişime geçin:

Dava Açıldıktan Sonra Gerçekleşen Olaylar ve “Yeni Dava” İlkesi

Yargıtay kararlarında, dava açıldıktan sonra meydana gelen sadakatsizlik eylemlerinin mevcut davada nasıl değerlendirileceğine dair yerleşik bir uygulama mevcuttur. Her dava açıldığı tarihteki şartlara tabidir.

Bu nedenle, dava tarihinden sonra gerçekleşen sadakatsizlik eylemleri ancak “yeni bir davanın” konusu yapılabilir. Bu yeni dava, mevcut dava ile birleştirildiğinde kusur dağılımını ve tazminat miktarını doğrudan etkiler (Yargıtay 2. HD., 22.06.2015, 2014/28212 E.).

Mesajların ve Sosyal Medya Kayıtlarının Delil Niteliği

WhatsApp, SMS ve sosyal medya paylaşımları (Facebook, Instagram vb.) sadakat yükümlülüğünün ihlaline dair önemli delillerdir. Ancak bu delillerin hükme esas alınabilmesi için “hukuka uygun” şekilde elde edilmiş olmaları emredici bir kuraldır (HMK m. 189/2).

  • Hukuka Aykırı Delil: Eşin telefonunun zorla alınması, şifresinin kırılması veya rıza dışı WhatsApp Web oturumu gibi yöntemler hukuka aykırı kabul edilmektedir (Yargıtay 2. HD., 14.03.2024, 2023/5012 E.).
  • Hukuka Uygun Delil: Sosyal paylaşım sitelerinde herkesin görebileceği şekilde yapılan paylaşımlar veya samimi fotoğraflar sadakat yükümlülüğünün ihlaline dair güçlü delillerdir.

Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Aldatma (Yargıtay Kararı)

Yargıtay, boşanma davası devam ederken gerçekleşen aldatma eylemlerini sadakat yükümlülüğünün ihlali olarak kabul eder. Güncel kararlarda, dava devam ederken gerçekleşen bu tür eylemlerin tam kusur belirlemesinde esas alındığı ve tazminat yükümlülüğünü doğurduğu görülmektedir.

Boşanma Davası Sürerken Başka Biriyle Görüşmek Aldatma Sayılır mı?

Evet, sayılabilir. Boşanma davası açılmasıyla eşlerin sadakat yükümlülüğü sona ermez. Başka biriyle duygusal veya fiziksel bir yakınlık kurmak, “güven sarsıcı davranış” veya “sadakat yükümlülüğüne aykırılık” olarak nitelendirilir.

Boşanma Sürecinde Sevgili Yapılabilir Mi?

Hukuken boşanma süreci bitene ve karar kesinleşene kadar “sevgili” edinmek risklidir. Bu durumun tespit edilmesi, boşanma davasında aleyhinize kusur tayin edilmesine, tazminat ödemenize ve yoksulluk nafakası hakkınızı kaybetmenize neden olabilir.

Boşanma Davası Devam Ederken Atılan Mesajlar Delil Sayılır mı?

Evet, atılan mesajlar içeriklerine göre delil sayılabilir. Ancak mesajların hukuka uygun yollarla elde edilmiş olması şarttır. Casus yazılımlar veya zorla elde edilen mesajlar yerine, kendi isteğiyle gönderilen veya kamuya açık platformlarda paylaşılan içerikler delil olarak sunulabilir.

Boşanma Davası Sürerken Başka Biriyle Görüşmek (Yargıtay Kararı)

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararlarına göre, dava devam ederken bir başka kişiyle yaşanması veya samimi görüntüler sergilenmesi ağır kusur sebebidir. Bu durum, ayrı bir dava konusu edilip mevcut dava ile birleştirildiğinde mahkemece kusur oranına yansıtılır.

Yazar

1997’den bu yana, her davaya değil belirli alanlara odaklanarak derinleşmeyi ve her müvekkilimizle birebir ilgilenmeyi benimsedik. Kalabalık bir ekip yerine, dosyaları bizzat takip etmeyi tercih ediyoruz.

Yorum yapın