Boşanma Davasına İki Taraf da Gitmezse Ne Olur?

Boşanma davalarında duruşmaya katılım, davanın türüne göre farklı sonuçlar doğurur. Anlaşmalı boşanmada tarafların bizzat katılması zorunludur; aksi halde dava çekişmeliye dönüşür. Çekişmeli boşanmada duruşmaya katılmamak ise dosyanın işlemden kaldırılması, delil kaybı ve aleyhe karar riskine yol açar. Her iki tarafın da duruşmaya katılmaması halinde mahkeme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.150 uyarınca dosyayı işlemden kaldırır. … Devamını oku

Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Aldatma (Yargıtay Kararı)

Boşanma davası açılması, eşler arasındaki hukuki bağı ve bu bağdan doğan sorumlulukları anında sona erdirmez. Hukuk sistemimizde boşanma süreci, tarafların davranışlarının titizlikle incelendiği bir evredir. Bu süreçte en çok merak edilen husus, dava açıldıktan sonra sadakat yükümlülüğünün devam edip etmediği ve olası bir aldatma eyleminin davanın seyrini nasıl etkileyeceğidir. Sadakat Yükümlülüğünün Süresi ve Kapsamı Türk … Devamını oku

Boşanmada Şirket Üzerine Alınan Mallar 

Boşanmada şirket hisseleri ve şirket üzerine alınan mallar doğrudan bölüştürülmez; bunlar şirketin değeri üzerinden hesaplanan katılma alacağına konu edilir. Hisseler kural olarak edinilmiş mal sayılır ve eş, diğer eşin şirket payının artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibi olur. Yargıtay, şirket değerlemesinde yalnızca bilanço değil, gelecek potansiyeli ve ekonomik gerçekliği de dikkate alınması gerektiğini açıkça ortaya … Devamını oku

Boşanmadan Önce Bankadaki Para Çekilirse Ne Olur?

Boşanmada banka hesapları, yalnızca hesap bakiyesinden ibaret bir konu değildir. Asıl önemli olan hesaptaki paranın hangi kaynaktan geldiği, ne zaman çekildiği, kime devredildiği, hangi amaçla kullanıldığı ve diğer eşin katılma alacağını azaltma kastı taşıyıp taşımadığıdır. Banka hesabındaki para; Ancak bu ihtimallerin hiçbiri tek başına mal paylaşımını ortadan kaldırmaz. Özellikle mal kaçırma şüphesi doğuran işlemlerde, mahkeme … Devamını oku

2. Kez Boşanma Davası Açmak (2026)

Türk hukukunda boşanma davası reddedilen eşler için uygulanan 3 yıllık bekleme süresi, Kasım 2024 itibarıyla resmi olarak 1 yıla indirilmiştir. İlk davanın kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde ortak hayat yeniden kurulamamışsa, TMK 166/4 uyarınca boşanma kararı verilir. Eğer bu süre beklenmek istenmiyorsa, ancak ilk davadan sonra gerçekleşen “yeni olaylara” dayanarak dava açılabilir. 2. Kez Boşanma … Devamını oku

Boşanma Davası Devam Ederken Mal Edinme (2026)

Boşanma davası açıldıktan sonra sadece eşlerin yolları ayrılmaz; aynı zamanda biriktirilen maddi değerlerin ve gündelik yaşam giderlerinin yönetimi de hukuki bir sürece girer. “Boşanma davası devam ederken alınan mallar ortak mıdır?” veya “Evin faturasını kim ödeyecek?” gibi sorular, bu sürecin en kritik başlıklarını oluşturur. Bu rehberde, Türk Medeni Kanunu (TMK) ve güncel Yargıtay içtihatları çerçevesinde … Devamını oku

Süresiz Nafaka Nedir? Kalkıyor Mu? (2026)

2026 yılı itibarıyla Türkiye’de “süresiz nafaka” (yoksulluk nafakası) uygulaması Türk Medeni Kanunu m.175 uyarınca halen yürürlüktedir. Kamuoyundaki “nafaka kalktı” iddiaları hukuki gerçeği yansıtmamakla birlikte; Yargıtay ve BAM kararlarıyla kısa süreli evliliklerde “hakkaniyet” denetimi artırılmıştır. Yeni bir yasa değişikliği durumunda mevcut nafakaların durumu, açılacak “uyarlama davaları” ile netleşecektir. Hukuk literatüründe yoksulluk nafakası olarak adlandırılan süresiz nafaka, … Devamını oku

Kısa Süreli Evliliklerde Nafaka (2026 Güncel Yargıtay Kararı)

Türk hukukunda evlilik süresinin kısa olması (1 gün, 1 ay veya 3 – 4 ay gibi) tek başına nafaka ödenmesine engel değildir. Ancak 2024-2025 dönemi güncel Yargıtay içtihatları, kısa süreli evliliklerde “ömür boyu nafaka” yerine, evlilik süresiyle orantılı “toptan ödeme” veya “hakkaniyete uygun süreli nafaka” modelini benimsemiştir. Eğer boşanmada ağır kusurlu değilseniz ve yoksulluğa düşecekseniz, … Devamını oku

Kocasını Sevmeyen Kadının Boşanma Hakkı

Kocasını sevmeyen kadın Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesi uyarınca “evlilik birliği temelinden sarsılması” halinde boşanma davası açma hakkına sahiptir.  Yargıtay içtihatlarında da sevgisizlik ve ilgisizliğin evlilik birliğini temelden sarsan boşanma nedenleri olarak kabul edildiği görülmektedir. Bu bağlamda evlilik birliğinin duygusal temelinin yok olması hukuki olarak boşanmaya geçerli bir sebep oluşturabilir. Medeni Kanunda Sevgisizlik Boşanma Sebebi … Devamını oku

Adresine Ulaşılamayan Yabancı Uyruklu Eşten Boşanma

Yabancı uyruklu bir eşle evlilik birlikteliği sona erdiğinde ve eşinizin ülkesine geri dönerek tüm iletişimi kesmesi durumunda boşanma süreci belirsizliklerle dolu görünebilir. Ancak Türk hukuk sistemi adresine ulaşılamayan yabancı uyruklu eşten boşanma konusunda vatandaşlarını yalnız bırakmamaktadır.  Eşinizin nerede olduğunu bilmiyor olmanız hukuki haklarınızı kullanmanıza ve yeni bir hayata başlamanıza engel teşkil etmez. Türk mahkemeleri bu … Devamını oku