Usulden red, bir davada yargılama usulüyle ilgili bir eksiklik ya da hata bulunduğunda mahkemenin davanın içeriğine girmeden davayı reddetmesi anlamına gelmektedir.
Bu durum davanın esasının değerlendirilmesine geçilmeden yalnızca prosedürel hatalar nedeniyle karara bağlanmasını ifade eder.
Makalemizde usulden red nedir, ne zaman ve hangi şartlar altında verilir, reddedilen bir dava tekrar açılabilir mi gibi soruların yanıtlarını detaylarıyla ele aldık.
Usulden Red Sebepleri Nelerdir?
Mahkemelerin çeşitli nedenlerle bir davayı usulden reddedebilir.
En sık karşılaşılan usulden red sebepleri aşağıdaki gibidir:
- Harç ve Giderlerin Ödenmemesi: Dava açılırken yatırılması gereken başvuru harcı, peşin harç veya gider avansının eksik ya da hiç yatırılmaması dava şartı eksikliği sayılır ve usulden ret sebebidir.
- Eksik veya Hatalı Belgeler: Dava dilekçesinde zorunlu unsurların bulunmaması, eklenmesi gereken belgelerin sunulmaması veya dilekçedeki ciddi şekil eksiklikleri davanın reddine neden olabilir.
- Görevli veya Yetkili Olmayan Mahkemede Dava Açılması: Davanın yanlış mahkemede açılması halinde mahkeme görevsizlik veya yetkisizlik kararı verir. Bu durum esasa girilmeden usulden ret sonucunu doğurur.
- Zamanaşımı veya Hak Düşürücü Sürenin Geçirilmesi: Davanın kanunda öngörülen süre içinde açılmaması hâlinde, süresinde ileri sürülmesi şartıyla dava reddedilebilir.
- Dava Şartlarının Bulunmaması: Hukuki yararın olmaması, taraf ehliyetinin bulunmaması, zorunlu arabuluculuk gibi ön şartların yerine getirilmemiş olması usulden ret sebebidir.
- Vekaletname Eksikliği veya Usulsüzlüğü: Avukat aracılığıyla açılan davalarda geçerli vekaletnamenin sunulmaması veya usule uygun olmaması davanın reddine yol açabilir.
- Usule Aykırılıklar: Dilekçede imza bulunmaması, yetkisiz kişi tarafından dava açılması veya temsil eksikliği gibi durumlar usulden ret sebebidir.
- Davacının Gerekli İşlemleri Yapmaması: Mahkemenin verdiği kesin süreye rağmen eksikliklerin giderilmemesi veya gerekli belgelerin sunulmaması davanın reddiyle sonuçlanabilir.
- Dava Konusunun Belirsiz Olması: Talep sonucunun açık ve net şekilde belirtilmemesi, davanın neye ilişkin olduğunun anlaşılmaması halinde dava usulden reddedilebilir.
- Taraf Ehliyetinin Bulunmaması: Hukuken dava açma ehliyeti olmayan kişiler tarafından açılan davalar kabul edilmez ve usulden reddedilir.
Bu nedenler mahkemenin davanın içeriğine girmeden yalnızca usul eksiklikleri sebebiyle red kararı vermesine neden olur.
Usulden Red Hangi Aşamada Verilir?
Mahkeme, HMK 115. madde kapsamında dava şartlarının sürekli olarak varlığını denetler. Türk hukuk sisteminde usulden red kararı davanın farklı aşamalarında alınabilir:
- Dava Dilekçesinin İncelenmesi Sırasında: Mahkeme, dava dilekçesini ilk aldığında usulden red kararı verebilir.
- Duruşma Öncesi Aşamada: Duruşma başlamadan önce yapılan ön incelemeler sırasında usulden red kararı çıkabilir.
- Duruşma Sırasında: Mahkeme, duruşma esnasında dava şartlarını yeniden değerlendirip usulden red kararı alabilir.
Usulden Red Halinde Yeniden Dava Açılabilir Mi?
Evet, usulden reddedilen bir dava belirli şartlar altında yeniden açılabilir.
Usulden red, davanın esasına girilmeden yalnızca şekli veya usule ilişkin eksiklikler nedeniyle reddedilmesidir. Bu nedenle red kararına sebep olan usul eksikliği giderildiği takdirde aynı konuda yeniden dava açılması mümkündür.
Yeniden dava açılabilmesi için genellikle şu durumlar söz konusudur:
- Davanın görevli veya yetkili olmayan mahkemede açılmış olması,
- Harç veya gider avansının yatırılmamış olması,
- Dava şartı eksikliği (örneğin zorunlu arabuluculuk başvurusunun yapılmamış olması)
- Taraf ehliyeti veya temsil yetkisi gibi usule ilişkin eksikliklerin bulunması.
Bu eksiklikler tamamlandıktan sonra dava tekrar açılabilir.
Ayrıca, usulden reddedilen bir dava zamanaşımını kesmez ve davacı 60 günlük ek süre içinde dava açma hakkına sahip olabilir.
Usulden Red Halinde Vekalet Ücretini Kim Öder?
Usulden red durumunda vekalet ücretinin kim tarafından ödeneceği mahkemenin usul ve yargılama giderlerine dair verdiği karara bağlı olarak değişir.
Bu nedenle vekalet ücretinin ödenmesine ilişkin kesin bir kural yoktur. Ancak mahkeme kararı tarafların sorumluluklarını belirlemede yol gösterici olacaktır.
Usulden Redde Avukatın Sorumluluğu Nedir?
Avukatın sorumluluğu, dava süreçlerinde usul kurallarına uygun adımlar atarak yönetimini sağlama yükümlülüğü üzerine kuruludur.
Özellikle, avukatların dikkat etmesi gereken önemli bir husus dava açılırken yapılabilecek usul hatalarını önlemektir. Bu bağlamda avukat uygun mahkemede dava açmalı, gereken belgeleri zamanında sunmalı ve sürecin tüm aşamalarında usul kurallarına uygun davranmalıdır.
Usulden red, davanın teknik nedenlerle kabul edilmemesi durumunu ifade eder. Eğer avukat bu tür hataları yaparsa ve bu ihmalkarlık sonucunda dava usulden red ile sonuçlanırsa, avukat hukuki sorumlulukla karşı karşıya kalabilir. Bu durumda avukat müvekkilinin yaşadığı zararları gidermekle yükümlü olur.
Usulden Red ve Esastan Red Farkı Nedir?
“Usulden Red” ve “Esastan Red” Türk hukuk sistemindeki iki farklı dava reddi türüdür ve bu iki terim genellikle davalarda karşımıza çıkar.
| Kriter | Usulden Red | Esastan Red |
| Tanım | Davanın, esasına girilmeden usule ilişkin eksiklik nedeniyle reddedilmesidir. | Davanın esasının incelenmesi sonucu haksız bulunarak reddedilmesidir. |
| Mahkemenin İncelemesi | Mahkeme davanın içeriğine girmez. | Mahkeme delilleri ve iddiaları değerlendirerek karar verir. |
| Red Sebebi | Görev/yetki hatası, harç eksikliği, dava şartı yokluğu, zorunlu arabuluculuk yapılmaması vb. | Davacının iddiasını ispatlayamaması veya hukuken haklı olmaması. |
| Kararın Niteliği | Şekli (usule ilişkin) bir karardır. | Maddi (esas hakkında) bir karardır. |
| Yeniden Dava Açılabilir mi? | Evet. Eksiklik giderildikten sonra yeniden dava açılabilir. | Hayır. Aynı konuda tekrar dava açılamaz (kesin hüküm oluşur). |
| Kesin Hüküm Etkisi | Kural olarak kesin hüküm oluşturmaz. | Kesin hüküm oluşturur. |
| Örnek | Yetkisiz mahkemede dava açılması nedeniyle red. | Alacak davasında borcun varlığının ispatlanamaması nedeniyle red. |
Her iki red türü de davaların daha erken aşamada sonlandırılması ve mahkemelerin iş yükünün azaltılmasına yardımcı olur.
Sıkça Sorulan Sorular
Reddedilen bir dava tekrar açılabilir mi?
Evet, reddedilen bir dava, duruma bağlı olarak tekrar açılabilir.
Ancak bu durum davayı reddeden mahkemenin kararının niteliğine ve reddedilme sebebine göre değişiklik gösterir:
- Usulden Red Durumunda, genellikle davanın formel ve teknik yetersizlikler nedeniyle reddedilmesidir. Usulden red, esasa girilmemiş olduğu için genellikle kesin hüküm teşkil etmez.
- Esastan Red Durumunda, mahkemenin davayı içerik olarak değerlendirip bir hüküm vermesi anlamına gelir. Esastan reddedilen bir dava genellikle kesin hüküm oluşturur.
Usulden red kararı istinaf edilir mi?
Evet, usulden red kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir.
Usulden red, davanın usulüne ilişkin eksiklikler nedeniyle reddedilmesi anlamına gelir. Bu tür bir karar kararın tebliğinden itibaren bir haftalık süre içinde istinaf mahkemesine taşınabilir.
İtirazın kabul edilip edilmeyeceği istinaf mahkemesinin incelemesine bağlıdır ve bu süreçte mahkeme, kararın usul ve esas yönlerini değerlendirir.
Usulden redde istinaf sınırı var mı?
Evet, malvarlığı davasında verilen usulden red kararına karşı istinafta da parasal/kesinlik sınırı uygulanır.
Anayasa Mahkemesi açıkça HMK 341/2’deki kesinlik sınırının hem esasa ilişkin hem de usule ilişkin kararları kapsadığını; bu nedenle davanın usulden reddi halinde de istinafa giderken bu sınırın dikkate alınacağını belirtmiştir.
Genel hukuk davalarında HMK 341 kapsamındaki istinaf kesinlik sınırı 2026 yılı için 50.000 TL olarak uygulanmaktadır. Ayrıca 7550 sayılı değişiklik sonrasında kanun yoluna başvuruda esas alınan sınırın davanın açıldığı tarihteki sınır olduğu kabul edilmektedir.
Usulden red kararı kesin hüküm teşkil eder mi?
Hayır, usulden red kararı esasın incelenmediği ve yalnızca usul eksiklikleri nedeniyle verildiği için genellikle kesin bir hüküm oluşturmaz.
Usulden reddedilen bir dava, ilgili eksiklikler giderildiğinde tekrar mahkemeye taşınabilir ve böylece dava hakkının tam anlamıyla kullanılması sağlanabilir.
Dava usulden reddedilirse vekalet ücreti çıkar mı?
Evet, dava usulden reddedildiğinde de vekalet ücreti çıkabilir.
Türk hukuk sisteminde, dava usulden reddedildiği durumlarda genellikle davalı yararına maktu (sabit) bir vekalet ücretine hükmedilir. Özellikle dava şartlarının eksikliği gibi usuli nedenlerle reddedilmesi halinde mahkeme genellikle davalı lehine sabit bir vekalet ücreti belirler.
Usulden reddedilen davalar için vekalet ücretinin hesaplanması davanın görüldüğü mahkemenin tarifesine ve kararın ayrıntılarına bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Örneğin, dava şartının noksanlığını ifade eden yokluğundan kaynaklı reddedilme durumunda, mahkeme davalı lehine maktu bir vekalet ücretine hükmedebilir.




