BURADASINIZ : İstanbul Avukat > Diğer Yargıtay Kararları > Şirket Ortağı Sigorta Borcu

 Şirket Yetkilisinin Sigorta Primlerinden Şahsi Sorumluluğu Şahsi Sorumluluk Ölçütü

 

ÖZET: ….şahsi sorumluluğun olabilmesi için sadece ortak olmak yeterli olmayıp, prim alacağının tahakkuk ettiği, ödenmesi gereken dönemde, üst düzey yönetici ya da kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliğinin temsil ve ilzama yetkili bulunması gerekir. 

 

Dava, şirketin %50 ortaklık payı ile olduğu gerekçesi ile gönderilen ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi N.Ş. tarafından hazırlanan raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü

ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Tüzel kişi işverenlerin, ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu 6183 Sayılı Kanun`un 35, mükerrer 35 ve 506 Sayılı Kanun`un 80. maddesinde düzenlenmiştir. 506 Sayılı Kanun`un 80. maddesi hükmüne göre; tüzel kişiliği haiz işverenlerin, temsil ve ilzama yetkili üst düzeydeki yönetici ve yetkilileri haklı bir sebep olmaksızın ödenmeyen prim, sosyal yardım zammı ve ferilerinden dolayı Kuruma karşı işveren ile birlikte müteselsilen sorumludurlar. 6183 Sayılı Kanun`un mükerrer 35. maddesine göre; amme alacakları ve bu bağlamda davalı Kurumun, işveren tüzel kişilerden prim ve

diğer alacaklarının, tüzel kişinin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilciler, mal varlıklarıyla sorumludurlar. Her iki düzenlemede de sadece ortak olmak yeterli olmayıp, prim alacağının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gereken dönemde, üst düzey yönetici ya da kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunması gerekir.5766 Sayılı Kanun ile değişik 6183 Sayılı Kanun`un 35. maddesinde

İse; limited şirket ortaklarının kamu alacaklarından sorumluluğu düzenlenmiş, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması koşuluyla, şirket ortaklarının sermaye hisseleri oranında sorumlu olacağı, şirket ortağının şirketteki payını devretmesi durumunda payını devreden ve devir alan şahısların devir öncesine ait kamu alacaklarından müteselsilen sorumlu olacağı, kamu alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar

Olmaları halinde ise bu şahısların kamu alacağının ödenmesinde müteselsilen sorumlu olacağı öngörülmüştür.

6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu`nun 540. maddesi uyarınca limited şirketlerde “aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi temsile mezun ve mecburdurlar.

Şirket mukavelesi veya umumi heyet kararı ile şirketin idare ve temsili ortaklardan bir veya birkaçına bırakılabilir.” Dosyada mevcut belgelerden davacının, şirket müdürü sıfatının bulunup bulunmadığının araştırılmadığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece yapılacak iş, yukarıdaki açıklamalar ışığında davacının şirketi temsile yetkili müdür sıfatının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, bulunmadığı takdirde 5766 Sayılı Kanun ile değişik 6183 Sayılı Kanun`un 35. maddesine göre ortakların hisseleri oranında sorumlu olacakları hususları da ayrıca gözetilerek yapılacak araştırma ve inceleme ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.

O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

 

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 02.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

( Y.10.HD. E.2011/475 K:2012/6288 T:02.04.2012 )